31 Ağustos 2010 Salı

Midyeye Dikkat

Geçenlerde haberlerde Küçükçekmece gölünün boya dökülmüş gibi yemyeşil olduğunu göstermişlerdi ve bunun nedenine zararlı alg üremesi demişlerdi. (Zararlı alg üremesinin nedeni ise fabrika atıkları...)
Bu alg üremelerinin bir tehlikesi de su ürünleri zehirlenmesiymiş.
Kabuklu su ürünleri, toksin üreten mikroorganizmaları taşımak suretiyle zehirlenmeye sebep olurlarmış.Midyede ASP, DSP, PSP adlı toksinler varmış. Denizlerimizin böbrekleri midyeler, bunları hepatopankreaslarında(karaciğer diyelim) tutuyormuş. Bunlardan ASP; uykuya, DSP; ishale, PSP ise felçe neden oluyormuş, tabi ki belli bir oranın üzerinde bulunmaları gerekiyor bu etkilerin görülmesi için. İnsanlardaki öldürücü dozu 0.3-1 mg kadardırmış. (Yani o kadar da korkacak bişey yok sadece bir bilemedin iki gün tatil yapıyorsun :P )
Staj yaptığım yerde midye istasyonlarından belli aralıklarla toplanan su kabukluları özellikle kum ve kara midyesi bu toksinler yönünden inceleniyor. Orda verilen bilgiye göre en çok rastlanılan ishal yapan toksin yani DSP.

Peki midyelerde toksinin zehirleyici düzeyde bulunduğu tesbit edilirse ne oluyor?
Bu durumda istasyon takip altına alınıp, midyeler yeniden toksikolojik olarak inceleniyormuş. Yine toksin düzeyi yüksekse istasyon bir yıl boyunca dinlenmeye bırakılıyor yani ordan midye toplanmıyormuş.Bir yıl sonraki kontrollerde hala toksin seviyesi yüksekse o zaman istasyon kapatılıyormuş.
Midyelerdeki toksin düzeyinin yüksek olması suyun kirlilik derecesini de belirttiğinden çevrede gerekli önlemlerin alınması çok önemliymiş.

Kafkas üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre bizim midyelerde toksin seviyesinin en yüksek olduğu zamanlar ilkbahar sonu ve yaz mevsimiymiş. Zaten o mevsimde de midye tavsiye edilmiyormuş, midye mevsimi ocakla başlayıp nisanda bitmiş oluyormuş.  (Meraklısına Kafkas üni.nin araştırması  ve kabuklu su ürünü zehirlenmesi belirtileri(vs.))

Midye dolma sevenler artık daha dikkatli davranırlar sanırsam... Belki de kendileri yapmak isterler... İşte o zaman şuraya bi göz atın hem midye alırken nelere dikkat edilmeli onları da anlatıyor, derim :)

17 Ağustos 2010 Salı

Yeni mi bu?

Aaa yeni farkettim, bloggerde de artık türkçe karakterlerle yazdığımız başlıkları, wordpress gibi türkçe karakterleri noktasız hallerine çevirerek link vermeye başlamış. Yeni mi bu? Ben mi geriden geliyorum ?

Günlük

Bugün staja başladım. Hem de staj başkan yardımcısı oldum! Böyle işlerle ilgilenmezdim oysa ki ben... hem de gönüllü olarak... Garip bir duygu, kendi mıntıkanda tedirgin olmak gibi birşey hissediyorum galiba....
İlk 6 gün boyunca bölümlerin ve labratuarların ve yapılan analizlerin kısaca tanıldığı bir eğitim olacakmış. Daha sonraki günlerde ise her bölümde yaklaşık 2 gün geçirecekmişiz.
Bugün çok sıkıldım oturmaktan! Hiç bir şey yapmadan öylece sıcak havada, kamelyada oturmak arada bi de toplantı salonuna geçip sıkıcı şeyler dinlemek... 2 saat öğle arası, bu Ramazan günleri için çok uzun! Yarın o kamelyada ne yapacağımı merak ediyorum! Eğlenceli bir kitap, güzel bir müzik sıkılmamı engelleyebilir mi, o sıcakta? Bugün eve geldiğimde başıma sıcak mı geçmişti ne, kaç kere soğuk suyla yıkandım da kendime gelemedim bi :(

Bizim koskoca fakülteden sadece 3 kızız burda...İkisi de bir üst sınıftalar ve hiç muhabbetimiz yok. Bugün bi tanesi gelmemişti, diğeri de, geldi de ne oldu, moralimi bozdu. Normalde bizim zorunlu stajlar 3. sınıfın sonunda oluyor ama ben ikiyi bitirdim daha...Neden böyle yapmışım? Seneye zorunlu stajlarda bu stajı kullanabilecek miymişim? Acaba geçen sene onun eline de böyle bir fırsat geçseydi o da benim yaptığımı yapmaz mıydı ! pufff

Öff, pöff, köff,..  aptal düşüncelerle gönlümü bunaltmaktan korkuyorum...pişman olmaktan korkuyorum... pufff puuff puuuuf

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Bir "Dizi" Şikayet

Rtük 2010'un ilk 6 ayında en çok şikayet edilen programların listesini vermiş. En çok şikayet edilen diziler :
1)Aşk-ı memnu
2)Melekler korusun
3)Türk malı imiş...
(Kavak yellerinin de ilk üçte olacağını düşünmüştüm ama ... acaba kaçıncı sıradadır? )
Şikayetlerin ana konusu Türk aile yapısına ve ahlakına aykırılıkmış. Eee beliydi böyle olacağı :)

Yılın ikinci yarısında karşımız çıkacak listeyi merak ediyorum şimdilerde..Kendimce bir ilk üç hazırladım bakalım kaçta kaç tutacak...
Mesela Aşk-ı memnu'nun birinciliğini "Küçük şeyler" unutturur diye düşünüyorum. Daha şimdiden olumsuz tepkiler almaya başlamış...Çekimlerinin yapıldığı İstanbul Erkek Lisesi, çekimlerin artık orada yapılmasını istemiyormuş yapımcılar diziyi Mimar Sinan Üniversitesinde devam ettirmeyi düşünüyormuşmuş...
İki numara şimdilik boş kalsın, yeni sezon dizileri meydane çıksın o zaman yeniden konuşuruz.. (Aslında devam ettirselerdi Mükemmel Çift diyebilirdim..Ya da Kavak yelleri diyebilirim...Seçmekte zorlanıyorum..)
Üç numarada Türk malı kaldı kalır gibime geliyor, özellikle Abiye kuzu varken ordan... Rtük hesap etmiş sadece iki bölümde toplam 81 kelimeyi katletmişler :D Ayrıca da üşenmemişler "kuzu sözlük" oluşturmuşlar.. Sonrada Show tv'den dizideki karakterlerin bozuk Türkçeleri ile çocuklara ve gençlere kötü örnek olması sebebiyle savunma istemişler. Çok da iyi etmişler... Savunmaları yeterli gelmezse programa durdurma cezası verilmesi söz konusuymuşmuş...

Bu arada kendi kategorisinde Çok güzel hareketler bunlar da şikayetlerden nasibini almış :)

Artıııı güzel bir haber vereyim madem konumuz televizyon :) Rtük eylül ayından itibaren belli bir saatten sonra çocuklarınızın yatma saati geldi artık diyen görüntülü bir uyarı sistemine geçmeyi düşünüyormuş. Bizim ailenin bununla ilgili çok güzel bir sözü vardır onu da yadetmeden geçmeyeyim :D Saat on yatağa kon :D

(En çok şikayet edilen programlar)

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Köpekten Korkanlara

Geçen sene köpekten korkanların köpek görünce hangi dua ya da ayeti okuması gerektiğini sormuşlardı bana. Cevap verememiştim, üzülmüştüm.
"Bir dua okumakla olacak iş mi bu, zaten sokak köpeklerinin bir çoğu insanlara alışmış sen onlara zarar vermezsen onlar da sana zarar vermez" diyecekler çıkacaktır büyük ihtimalle ama ben yine de  merak edenler için bize misafir gelen bir arkadaşın tavsiye etttiği duayı yazayım. Belki korkanların içlerini ferahlatır da köpekler de huzursuz olmazlar.
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق  *
“Euzu bi kelimetillahit-tammati, min şerri ma helak”
“Yarattıklarının şerrinden, Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım”

Kim bunu sabah akşam 3 defa okursa her zarardan emin olur
KAYNAK: Müslüm IV 2080
3 yada 5 kere ''Hayhatul hayhatul kadir..'' denebilirmiş. (Anlamını bilmiyorum şu forumdan buldum.Ne kadar güvenilir bilmiyorum.)

"Sana Hazreti Süleyman'ın selamını getirdim.Lütfen bana zarar verme." Bunu da İkbal Gürpınar programının birinde söylemişti. Belki tam olarak böyle değildi ama ana hatlarıyla böyle diyorduk ki ben köpeğim Bobiyle yürüyüş yaparken karşılaştığım bir köpekte denedim. Köpek kaçmadı ama zarar da vermedi.O gün çok korkmuştum çünkü Bobi biraz problemli, korkak bir köpek ve korku onu o gün saldırganlaştırmıştı... Daha sonra o diğer köpeğin de sahipli olduğunu öğrendik ama tasma ya da küpe falan göremeyince üstelik yanınızdaki yavrucakta korkudan kuyruğunu kıstırıp ne yapacağını şaşırınca insan afallıyor.