Meyve Oturtma :P

Bugün temizlik günüydü...Evin yarısını süpürdüm ve bir de halı sildim.Çok yoruldum, ellerim parçalandı...
Bazıları için bunlar ne ki..Hergün yaptıkları sıradan işler..Ama benim gibi ev işi yapmaktan uzak biri için bunlar gerçekten çok zor işler...Ve abartmıyorum, gerçekten ellerim parçalandı, çünkü kaç gündür onu bunu yıkamaktan ellerim şişmişti...
Temizlik anlayışım, Elif Şafak'a göre "Radikal Temizlik"çiymiş :) Bunu da yeni öğrendim :=) Radikal temizlikçiler, evi bir bütün olarak değil de parça parça temizlerlermiş, tüm bir günlerini sadece, misal mutfağı, temizlemek için harcayabilirlermiş.Ve tabiki bunların temizlik için belirledikleri bir gün olmazmış oysa ki geleneksel temizlikçilerin kesinkes günleri olurmuş ve o gün evin ucunu bucağını, kıyısını köşesini temizlerlermiş.

Ben saydığım işleri yaparken sevgili ikizimde mutfakta bize yemek yapmakla meşguldü.Ve ödül olarak bize adını "kayısı oturtma" koyduğumuz, pekte bildiğimiz oturtmalara benzemeyen meyveli buz :) Yaptı.Eminim başka bi adı vardır bunun ama kayısı oturtma dedik gitti... Ben beğendim, siz de deneyin bakalım beğenecek misiniz :P


Malzemeler:
  • Kayısı + Kiraz (isteğe bağlı iki çeşit meyve örn;şeftali+vişne, kavun+karpuz...)
  • Krem Şanti
  • Pudra Şekeri
Yapılışı:
  • Meyvelerin kabuklarını soyunuz, kirazın da :)
  • Buzluğa koyunuz, 1-2 saat beklesinler-dikkat edin tamamen donmasınlar..
  • Meyveleri dolaptan çıkarın ve pudra şekerine bulayın.
  • Tekrar buzdolabına koyun ama bu sefer tamamen donsunlar.
  • Bir tabağa yerleştirin kayısıları, üstüne bol krem şanti koyun.
  • Kirazları, k(e)rem şantinin(:oD) üzerine koyun.
Süsleme:
  • Kirazların üzerine biraz krem şanti ile antep fıstığı, fındık vb. konulabilir ya da başka meyvelerde araya katılarak kule şekli verilebilir.Krem şanti yerine dondurma da kullanabilirsiniz.Zevkinize kalmış :)
Servis, tabiki soğuk, yanında da soğuk birşeyler..

Olmak İcin Daha Erken

Ölümü düşünüyorum ara sıra..şu an da olduğu gibi..

Ve farkediyorum, her seferinde, ölüm haberlerinin benim için ne kadar anlamdan yoksun olduğunu, ölümü ne kadar monoton algıladığımı...Tüm varlıklar hatta insanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler...Hepsi bu!

Bu kanıksayışın sebebi belki de hiç sevdiğim birini kaybetmediğimden ya da kaybettiklerime söylenecek bir çift sözümün olmamasından ya da her gün onlarca kez duyduğum 3.sayfa haberleri ile selâlardan... Oysa ki insanlık için ölüm çok büyük bir olay... Bazısının iple çektiği bazısının, şifâlar aradığı...

Hayatımda ölen birinin ardından hiç ağladığımı hatırlamıyorum...Hayır, hatırlamıyorum. Vefatı hafızamda yer etmiş ilk kişi sanırım Barış Manço.Ama hayır, onda da ağlamıştım...
Sadece birisi için çok üzülmüştüm, onu hatırlıyorum.Ama, o da öldüğünden değil...ölürken çok yalnız öldüğünden...O sıralar ben de çok yalnızdım, galiba onun yerinde olmak istediğimden üzülmüştüm ama ağlamamıştım.

Bazen suçluluk hissediyorum, duyduğum vefat haberlerine bu kadar kayıtsız kalabildiğim için.Ama ne oluyorsa, bir iki gün içinde hatta o kadar bile sürmüyor üstümden sıyırıp atabiliyorum bu hissi.

Acaba çok sevdiğim biri hakkın rahmetine kavunca ne yapacağım, merak ediyorum ve öyle bir günün gelmemesi için içten içte dua ediyorum.Korkuyorum o günle yüzleşmekten, kendimle yüzleşmekten...Ben ölmeden, sevdiklerim ölmesin istiyorum..

Ölmek için daha erken, dünyaya adımızı kazıyamadık...bırak altın harfleri, kumun üstüne bile...
Hoş kazıyacak gibi de pek durumuyoruz ama kazık çakacak halimiz de yok dünyaya...

Duvar

fotoğraf demeye otuzikibinkırkaltı şahit ister ama..fotoğraf diyerek ekliyorum; sanal dünyamdan sanal bir  fotoğraf ve bir amblem mi desem logo mu desem, ne desem  bilmediğim bir şey...ve bu ikisini okuyabilene otuzüçbuçuk kere Maşallah.. 
"ya gördüm neyleyim insanlar vardı duvarın içinde.
ya ben hep duvara konuştum ya da duvar değil konuştuğum,
içinde insanlar var.
nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.
bilmiyorum,belki de ben gerçekten delirdim onlar haklı belki de.
içinde değil duvarların insanlar sadece arasındalar."

Cilek Yardımı

Saklıda besleyip, yazın çilek olmasını beklediğim varlık..
annemin yılbaşı çiçeğinin polenleri..