<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' version='2.0'><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979</atom:id><lastBuildDate>Sat, 21 Nov 2009 17:43:31 +0000</lastBuildDate><title>Vişne Ağacının Blogu</title><description>istediğim gibi fink attabildiğim yegane yer mi Acaba?..</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/</link><managingEditor>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>162</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-5911225484334171913</guid><pubDate>Wed, 28 Oct 2009 19:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-28T21:45:50.173+02:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Günlük</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Veteriner Fakültesi</category><title>Miniklerim Bakterilerim</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SuiRoTJMGBI/AAAAAAAABLg/ms9KKFXjeP0/s1600-h/DSC02436.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SuiRoTJMGBI/AAAAAAAABLg/ms9KKFXjeP0/s320/DSC02436.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ablaları, abileri bakın! İşte bunlar benim mini mini baktericiklerim :) Bunların ekimini mikrobiyoloji dersinde, ben yaptım, kendim yaptım :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaparken çok eğlendim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce bakterilerimizin rahatça yaşayabileceği steril, besi yeri (yuvarlak kabın içinde) hazırladık. Sonra steril koşullarda yani bek alevinin 30 cm çapında, özeyle (bakterileri almamıza yarayan çubuğa benzer birşey) zikzaklar çizerek bakterilerin besi yerine yerleşmesini sağladık. Ertesi gün bakterilerimiz çoğaldılar ve koloni oluşturdular. Fotoğraftaki baloncuk gibi toplu iğne başı gibi görünen şeylerin hepsi birer koloni... Besiyerine ekim yaparken çok dikkatli olup, sterilizasyondan ödün vermemiz ve amacımızın kolonileri tek tek düşürmek olması gerkiyor.&lt;br /&gt;İlk deneme için gayet iyi olduğumu söylediler :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki biz bu bakterileri ve kolonileri ne yapıyoruz?&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Kolonilerin yuvarlak, girintili çıkıntılı, düğmeye benzemelerine, su damlası gibi olmalarına ya da özeyle dokunduğumuzda uzamalarına, besi yerinin bir ucundan diğer ucuna sürüklenmeleri gibi çeşitli özelliklerine bakarak, onların hangi bakteriye ait olduğunu bulmaya çalışıyoruz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan başka, bakterileri boyayarak, mikroskopta inceleyiyoruz, bizde bir ışık yakmasını bekliyoruz :)Bundan da yaptım :) Benim boyadıklarım mor mor üzüm salkımları şeklindeydi :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra daha özel testler var onlardan yapılıyor ama ben onları bilmiyorum :D Öğrenince söylerim ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu bakterilerin ne olduğunu sorarsanız, ben de bilmiyorum :D Ama E.coli olabilirmiş... öyle dediler... )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-5911225484334171913?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/10/miniklerim-bakterilerim.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SuiRoTJMGBI/AAAAAAAABLg/ms9KKFXjeP0/s72-c/DSC02436.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-1143230668442584402</guid><pubDate>Tue, 06 Oct 2009 19:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-06T22:15:44.264+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Dikkatimi Çekti</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>VişneAğacı</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Günlük</category><title>Sans Mi İleriyi Gormek Mi</title><description>&lt;a href="http://www.mafiamax.com/2009/10/numara-tasima-isleminde-operatorler-ne.html"&gt;Mafiamax'ın şu yazısı&lt;/a&gt;nı okuyunca, geçen bahar şahit olduğum şu olay aklıma geldi....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Numara taşımanın başladığı sıralardı, otobüsteydim. Yanımda duran iki kişinin konuşması dikkatimi çekti, başladım dinlemeye.&amp;nbsp; Biri, diğerine numarasını taşımaya gittiğinden bahsediyordu... &lt;br /&gt;Adamın toplamda 50-60 tane numarası varmış, onları çok önceden bedavaya almışmış. Bir operatörden diğerine taşıyarak, ayda bilmem kaç kontör kâr ediyormuş. Elindeki numaraları yıl içine yayarak uzun bir süre bedava konuşma hayalleri kuruyordu :)&lt;br /&gt;İçimden, sen çok zekisin haaa, dedim... Gerçekten de zekiymiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elindeki o kadar hatla ne yaptığını da söyleyim... İçimde kalmasın....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş, bir numaradan sadece bir kez katılınabilen kampanyalara katılmışmış... İşi de oymuş zaten... Sülalece, Ankara, İzmir, İstanbul, Bursa ... nerde ne kampanya varsa katılıyorlarmış... Mesela bir keresinde Dalin'in kampanyasına katılmak için kutu kutu Dalin almış... O kadar Dalin'i ne yapmış dersiniz? Belki birini tavlarım diye kasiyer kızlara dağıtmış :D Tavlayamamış o da ayrı :F&lt;br /&gt;Peki birşeyler çıkmış mı hiç? Evet, fotoğraf makinesi, kamera gibi gibi şeyler çıkıyormuş ve arkadaş onları satarak tekrar tekrar paraya dönüştürüyormuş...&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Bunu duyan arkadaşı, tam da gönlümden geçeni sordu, kârda mısın, zarar da mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap : Kârdaymış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize çıkmıyor hiç bişi ama arkadaş anlaşılan çok ballıymış, araba da kazanır yakında diye geçmişti içimden... Kazandı mı acaba???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde bizim de şansımız açılıyor galiba...&lt;br /&gt;Geçenlerde babama Carte d'Or 'dan 50 tl'lik kart çıkmıştı. Tabi haydan gelen huya gitti....&lt;br /&gt;Bana da kahve fallarında hep sayı(özellikle 3) çıkıyor, loto falan oyna, milli piyangoya katıl falan diyor ama ben kaptırı mıyım&amp;nbsp; paramı hiç.... Hem de bir falın dediğine bakarak...&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-1143230668442584402?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/10/sans-mi-ileriyi-gormek-mi.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-4590014440241067985</guid><pubDate>Sat, 26 Sep 2009 22:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-27T01:12:19.846+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Günlük</category><title>Çalışkan İkiler Olduk</title><description>Kış uykusuna yatmaya hazırlanıyordum tam da :=) okullar açıldı ...&lt;br /&gt;Bilseniz ne sevindim...Çünkü tatilden sıkılmıştım. Sıkılmıştım, sıkılmasına da diğer yönden de korkuyordum okulların açılmasından...Hala da korkuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulun ilk üç günü benim için orta karar geçti gitti... Çok kimse gelmemişti ama bizim tayfa neredeyse tam kadroydu. Bizim tayfadan ortalamalarını yükseltmek isteyen bazı arkadaşlarımızın diğer sınıfa gitmelerinden ve bazı arkadaşlarımın arasının kötürüm olmasından dolayı bir de ikizimin "cerrah olurdum belki bu alemde uzayda yürümek varken dünyada koşmak niye" diyerek başka rüyaların peşine düşmesinden dolayı tek kalacağımı bekliyordum :D Tek kalmadım ama arada kaldığımı hissettim... bu da güzel :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamın kırk milyon kere söylemiş olmasına rağmen, Bukartımı(otobüslerde metrolarda kullanıyoruz, bir tür paso) vizeletmediğimden(her sene 10 tl karşılığında yeniden kullanabilme hakkı veriyorlar bize) dolayı otobüste ayazda kaldım. Ne bozuk param vardı, ne de kartını isteyebileceğim biri... Kart almaya indiğimde de tek seferlik kartların bitmiş olduğunu öğrendim. Buyurdum ordan yaktım... Bukartı vizeletmeye gittiğimde ise önümde 500 bilmem kaç kişicik vardı ve 3 saatçik beklemeden sonra sıra bana geliverdi ! Bu da süper :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene artık çiftliğe daha çok adım atacağımızdan uzun kollu tulum aldım.Yalnız bunun kızlar için olanı yok mudur nedir, aradım ataradım, ayaklarıma karasular indi ama yok! Erkek için olanları da baya büyükler... Ne üstü ne altı olmuyor... Sonunda birşey bulduk da yeniden biçimlendirilmek suretiyle üstüme olur hale geldi. Bari kumaşını da biz alsaydıkta öyle dikseydik...&lt;br /&gt;Cebimde bir ingiliz anahtarı, elimde bir alet çantası eksik! Alışamadım ben bu görüntüye ve alışamadım ben bu çiftliğe... bu süper ötesi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense içimden bir ses kötü bir sene olacak diyip duruyor. Sus kız, ağzını hayra aç, desem de; kırk defa kötü olacak derken kötü olur desem de, dinlemiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Herşey&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; güzel&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; olacak,&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; herşey güzel olacak...&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Ne &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; zaman? &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ne &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; zaman? &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-4590014440241067985?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/09/caliskan-ikiler-olduk.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-5947392670867459793</guid><pubDate>Wed, 16 Sep 2009 21:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-17T00:07:25.420+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Tarih Gastesi</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Magazin</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>V.A.H.A</category><title>Sairin İntikamı Fena Oldu!</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Şairler meclisinde okunan şiire &lt;b&gt;"lastik gibi nereye çeksen uzuyor"&lt;/b&gt; diyen &lt;b&gt;Gül Ahmet'&lt;/b&gt;in bu sözüne içerleyen bir &lt;b&gt;şairin&amp;nbsp;kan donduran&amp;nbsp;intikam planı ! &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gül Ahmet'in yaptırdığı çeşmede "Gel Kil(çamur) Ahmet çeşmesinden iç kilâb-asa(köpekler gibi)&amp;nbsp;suyu" mısrasını görenlerin çeşmeden su içmeden uzaklaştığı haberleri üzerine, bu rezaleti araştırmaya karar veren &lt;b&gt;V.A.H.A&lt;/b&gt;(vişneağacı haber acansı) muhabirlerini şok bir intikam planı karşıladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img72.imageshack.us/img72/2926/42770777yb7.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" mq="true" src="http://img72.imageshack.us/img72/2926/42770777yb7.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;V.A.H.A muhabirleri öncelikle Gül Ahmet'e neden böyle bir mısrayı çeşmesine yazdırdığını sizler için sordu.Gül Ahmet bu iddiaların asılsız olduğunu, orada "Gel Gül Ahmet çeşmesinden iç gülâb-asa(gülsuyu gibi)&amp;nbsp;suyu" yazdığını iddia etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gül Ahmet neden&amp;nbsp;sinir krizi&amp;nbsp;geçirdi?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;İspat için çeşmeye giden Gül Ahmet,&amp;nbsp;mahalle sakinlerinden&amp;nbsp;bazılarının&amp;nbsp;mısrayı "Gel Kel Ahmet çeşmesinden iç gilâb-asa&amp;nbsp;suyu" şeklinde okuduğunu duyunca sinir krizine girdi. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilmeyen muhabirlerimize ve tehditler okuyan Gül Ahmet'e; "Ayılana gazoz, bayılana limon" diyerek müdahale eden çarşı esnafı, birer limonata ikram etti. Biraz olsun sakinleşen Gül Ahmet, bu mısrayı yazdırdığı şaire tazminat davası açacağını, bunun bedelini ödeteceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gül Ahmet'in büyük gafı!&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhabirlerimizle beraber şairin evine giden Gül Ahmet'i, şair büyük bir nezaketle karşıladı. Acı kahvelerimizi yudumlarken&amp;nbsp;şair çeşme hakkında merak edilenleri ve fazlasını anlattı. Bu sırada ortaya çıkan akıl almaz intikam planı ise başta Gül Ahmet olmak üzere tüm dinleyenlerin ağzını açık bıraktı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ve İşte Şairin ağzından akıllara zarar intikam planı:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ara sıra bizim muhteremlerle şairler meclisinde buluşuruz.Orada şiirler okur, eğleniriz. Bu şair meclislerinden birinde "Gül Ahmet" de vardı. Şiirlerimizi okuduktan sonra Gül Ahmet'in "Bu şairlerin sözleri de lastik gibi, nereye çeksen uzuyor." dediğini duyduk. Bu bize çok dokundu, çok içerledik. İşte o vakit Gül Ahmet'e bir ders vermeli dedim, fırsat kollamaya başladım. Bir gün beklediğim fırsat ayağıma geldi; Gül Ahmet çeşmesine tarih düşürecekmiş! dediler. Elleri, kolları sıvadım bir kıt'a yazdım. O da çok beğendi ve çeşmesine yazdırdı. Çeşmenin üstünde "Gel Gül Ahmet çeşmesinden iç gülâb-asa suyu" yazıyor.&amp;nbsp;Bu mısranın ecbet hesabındaki karşılığı 910 yani miladi 1505 yılıdır. Bu tam da Gül Ahmet'in istediği şeydi. Gül Ahmet'in yanlışı yoktur. Yalnız, diğer türlü okuyanların, gülü; kil, kül, kel diye okuyanların, da yanlışı yoktur. Bu Osmanlıca'nın biz şairlere sağladığı bir zenginliktir. Ben de bunu kullandım, malum biz şairlerin sözleri lastik gibidir!"&amp;nbsp; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözler üzerine yaptığı gafı anlayan Gül Ahmet, şairden özür diledi; bu sanat önünde eğildi. Çeşme başında savurduğu tehditlerden dolayı yüzü kızaran Gül Ahmet, dava açmaktan vazgeçtiğini açıkladı. (V.A.H.A)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-5947392670867459793?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/09/sairin-intikam-fena-oldu.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-6739265262021091745</guid><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 22:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.894+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Dikkatimi Çekti</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Türkçe</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Beyin Fırtınası</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Özel Günler</category><title>Arpali Bugdayli Olsun</title><description>Ablamın düğünü sayesinde, öğrendiğime göre bizim oralarda, gelinle damat evlerine girerken üstlerine "buğday, arpa ve mısır" atılırmış.Her ne kadar biz bu geleneği uygulamasakta "Nerden geliyor bu gelenek, neden buğday, arpa, mısır?" derken Hatay'da bir teyze tüm merakımı giderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SqWEBlkaspI/AAAAAAAABKA/lrQ4l1wryT4/s1600-h/grain.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SqWEBlkaspI/AAAAAAAABKA/lrQ4l1wryT4/s200/grain.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Buğday ve arpa, bereketi; mısır ise bu mutluluğa eşlik eden konuklara iyilik temmennisini temsil edermiş.( Bu geleneğin sonucunda "darısı başına" deyimi çıktı galiba :) Çünkü bizim oralarda mısıra "darı" da denir. [&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dar%C4%B1"&gt;Darı Nedir?&lt;/a&gt;] ) Çocuklar, mutluluğun bereketi kabul edildiğinden, buğday ve arpa, çocukları da temsil edermiş.Yani birisi size "Arpalı buğdalı olsun" dediğinde, hem kızın hem oğlun olsun, demek istermiş :) Arpa derken kız, buğday derken erkek çocuk kast edilirmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu duyar duymaz aklıma Eski Mısır :) geldi. Arpa neden kızı, buğday neden erkeği temsil ediyor sorusunu çözer gibi oldum sanki :) Buğdayın, arpadan daha değerli olmasından; erkeklerin kızlardan daha üstün tutulması, istenilir olmasından da kaynaklanıyor olabilir ama bence az sonra anlatacaklarımla da bir alakası var. (Sanki biraz karışık oldu cümle? ) Uzatmadan başlayayım anlatmaya ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Eski Mısır'da gebelik testinde ve hatta ceninin cinsiyetini belirlemede "arpa ve buğday" kullanılıyormuş. Düşünün adamlar bundan kaç zaman önce daha gebeliğin başlangıcında çocuğun cinsiyetini belirleyebiliyormuş :) Bizim gibi tatlı yersen erkek; ekşi yersen kız olur,değil yani... Peki bu iş nasıl oluyormuş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamile olduğundan şüphe eden kadın ve hamile olmadığı bilinen bir kadın, kendileri için birer arpa, birer buğday torbası hazırlayıp, sabahları kendi torbalarını idrarlarıyla suluyorlarmış. Eğer hamile olduğundan şüphe eden kadının tahıl torbaları, hamile olmayan kadınınkinden önce çimlenirse; kadının hamile olduğu anlaşılıyormuş. Yok iki kadının torbaları da aynı zamanda çimlenirse gebeliğin olmadığı anlaşılıyormuş.&lt;br /&gt;Bebeğin cinsiyetini belirlemeye gelince, hamile kadının torbalarından, buğday önce çimlenirse, bebek erkek; arpa önce çimlenirse, bebek kız demekmiş. Tüm bu olayların gerçekleşmesinin ardındaki giz ise tabi ki hormonlar :)&lt;br /&gt;Hamilelikte birçok hormon görev aldığından, idrarla atılan hormon miktarı da daha çok oluyor; arpalar buğdaylarda doğal olarak daha çabuk çimleniyor. Bebeğin de hormonları olduğunu ve onun cinsiyetine göre salgılanan hormonları da düşündüğümüzde buğday ve arpanın neden farklı zamanlarda çimlendiklerini biraz olsun anlamış oluyoruz :) Bugün kullanılan gebelik testlerinin de mantığında hormonlar yatıyormuş. (Daha ayrıntılı bilgi: &lt;a href="http://www.makaleler.com/oku-eski+m%C4%B1s%C4%B1rl%C4%B1larda+gebelik+testi"&gt;Eski Mısırda Gebelik Testi&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-6739265262021091745?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/09/arpali-bugdayli-olsun.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SqWEBlkaspI/AAAAAAAABKA/lrQ4l1wryT4/s72-c/grain.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-8386135356954160690</guid><pubDate>Sat, 29 Aug 2009 22:02:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.968+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>karikatür</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Beyin Fırtınası</category><title>Baş Aşağı Çevir</title><description>Küçükken öğretmenlerimden birisi bir resim göstermişti. Bir kadın vardı. Muntazam taranmış saçlarının üstünde hoş bir taç..Kürkler içinde güzel ve kendinden emin bir yüz...&lt;br /&gt;Daha sonra resmi baş aşağı etmişti..&lt;br /&gt;Yine bir kadın vardı, eskimolar gibi giyinmiş, yüzü kırış kırış...Gözleride üzgün bakıyordu.&lt;br /&gt;İşte sigara içerseniz böyle olursunuz, tarzında bir şeyler söylemişti :-P Aslında o an neler söylediğinden çok resim ilgimi çekmişti, onun için ne söylediğinden tam emin değilim ama sigara ile ilgili birşeydi gibime geliyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, bir sitede o resme benzeyen başka resimler gördüm. Aklıma o resim geldi :) Hayatın, ne zaman resmi baş aşağı edeceği belli olmuyor, dedim kendi kendime. Rezilde edebiliyor, vezirde... Sonra aklıma geçen günkü "Var mısın Yok musun" yarışması geldi, hani&amp;nbsp; son dörde üç tane 500 bin ile giren adamın olduğu gün..Yarışmacıya gelen teklifi değerlendirirken kutu açan arkadaşlardan biri (elini ters düz ederek) bu para adamı böyleyken böyle yapar; 500 binse (elini yukardan aşağıya çevirerek) böyle yapar, demişti...Hoşuma gitmişti tabiri....Evet, para da değiştiriyordu resmi... Zamanı yenerek, çarpıtıyordu gerçeği :) Ama her şey sonunda olacağına varıyordu. O zaman elimizdekinin kıymetini, elimizdeyken bileceğiz, gibilerinden düşündürdü beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz aradıktan sonra buldum. İşte o resim :&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SpmGoCunyAI/AAAAAAAABI4/mn_8IHgn00Y/s1600-h/perevertish.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SpmGoCunyAI/AAAAAAAABI4/mn_8IHgn00Y/s320/perevertish.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu resme benzer daha fazla resim isteyenlere:&lt;a href="http://zateevo.ru/?section=page&amp;amp;action=edit&amp;amp;alias=perevertishi"&gt; Zateevo&lt;/a&gt; (Resimlerin yanındaki yöresindeki sarı kapsüllere tıklayınca, resimlerin ters çevrilmiş halleri görülebiliyor.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-8386135356954160690?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/08/bas-asagi-cevir.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SpmGoCunyAI/AAAAAAAABI4/mn_8IHgn00Y/s72-c/perevertish.gif' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-5623087477670861656</guid><pubDate>Wed, 22 Jul 2009 18:31:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.912+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Küçük Şeyler</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Fotoğraf</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Beyin Fırtınası</category><title>Kopuk Kopuk</title><description>&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SkFBfcySv0I/AAAAAAAAA7c/miNiZrFUHWc/s1600-h/DSC00660.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SkFBfcySv0I/AAAAAAAAA7c/miNiZrFUHWc/s400/DSC00660.JPG" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SkFBfnq-OPI/AAAAAAAAA7k/GmQ3VTn2IDA/s1600-h/%C3%87ay%2Bbaloncuk.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SkFBfnq-OPI/AAAAAAAAA7k/GmQ3VTn2IDA/s400/%C3%87ay%2Bbaloncuk.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;Bol köpüklü blog hayatımıza kopuk kopukta olsa devam....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-5623087477670861656?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/07/kopuk-kopuk.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SkFBfcySv0I/AAAAAAAAA7c/miNiZrFUHWc/s72-c/DSC00660.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-7378682094300467631</guid><pubDate>Mon, 22 Jun 2009 19:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:04:21.269+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Mutfakta Neler Oluyor</category><title>Meyve Oturtma :P</title><description>Bugün temizlik günüydü...Evin yarısını süpürdüm ve bir de halı sildim.Çok yoruldum, ellerim parçalandı...&lt;br /&gt;Bazıları için bunlar ne ki..Hergün yaptıkları sıradan işler..Ama benim gibi ev işi yapmaktan uzak biri için bunlar gerçekten çok zor işler...Ve abartmıyorum, gerçekten ellerim parçalandı, çünkü kaç gündür onu bunu yıkamaktan ellerim şişmişti...&lt;br /&gt;Temizlik anlayışım, Elif Şafak'a göre "Radikal Temizlik"çiymiş :) Bunu da yeni öğrendim :=) Radikal temizlikçiler, evi bir bütün olarak değil de parça parça temizlerlermiş, tüm bir günlerini sadece, misal mutfağı, temizlemek için harcayabilirlermiş.Ve tabiki bunların temizlik için belirledikleri bir gün olmazmış oysa ki geleneksel temizlikçilerin kesinkes günleri olurmuş ve o gün evin ucunu bucağını, kıyısını köşesini temizlerlermiş.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Ben saydığım işleri yaparken sevgili ikizimde mutfakta bize yemek yapmakla meşguldü.Ve ödül olarak bize adını "kayısı oturtma" koyduğumuz, pekte bildiğimiz oturtmalara benzemeyen meyveli buz :) Yaptı.Eminim başka bi adı vardır bunun ama kayısı oturtma dedik gitti... Ben beğendim, siz de deneyin bakalım beğenecek misiniz :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sj_YlVuyejI/AAAAAAAAA7E/0x4Fry7u5D0/s320/kayisi%2Boturtma.JPG" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kayısı + Kiraz (isteğe bağlı iki çeşit meyve örn;şeftali+vişne, kavun+karpuz...)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Krem Şanti&lt;/li&gt;&lt;li&gt; Pudra Şekeri&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Meyvelerin kabuklarını soyunuz, kirazın da :)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Buzluğa koyunuz, 1-2 saat beklesinler-dikkat edin tamamen donmasınlar..&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Meyveleri dolaptan çıkarın ve pudra şekerine bulayın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tekrar buzdolabına koyun ama bu sefer tamamen donsunlar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir tabağa yerleştirin kayısıları, üstüne bol krem şanti koyun.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kirazları, k(e)rem şantinin(:oD) üzerine koyun.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Süsleme:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Kirazların üzerine biraz krem şanti ile antep fıstığı, fındık vb. konulabilir ya da başka meyvelerde araya katılarak kule şekli verilebilir.Krem şanti yerine dondurma da kullanabilirsiniz.Zevkinize kalmış :)&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Servis, tabiki soğuk, yanında da soğuk birşeyler..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-7378682094300467631?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/06/meyve-oturtma-p.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sj_YlVuyejI/AAAAAAAAA7E/0x4Fry7u5D0/s72-c/kayisi%2Boturtma.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-3541652155335863122</guid><pubDate>Mon, 08 Jun 2009 19:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.832+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Ölüm</category><title>Olmak İcin Daha Erken</title><description>Ölümü düşünüyorum ara sıra..şu an da olduğu gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve farkediyorum, her seferinde, ölüm haberlerinin benim için ne kadar anlamdan yoksun olduğunu, ölümü ne kadar monoton algıladığımı...Tüm varlıklar hatta insanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler...Hepsi bu! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kanıksayışın sebebi belki de hiç sevdiğim birini kaybetmediğimden ya da kaybettiklerime söylenecek bir çift sözümün olmamasından ya da her gün onlarca kez duyduğum 3.sayfa haberleri ile selâlardan... Oysa ki insanlık için ölüm çok büyük bir olay... Bazısının iple çektiği bazısının, şifâlar aradığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda ölen birinin ardından hiç ağladığımı hatırlamıyorum...Hayır, hatırlamıyorum. Vefatı hafızamda yer etmiş ilk kişi sanırım Barış Manço.Ama hayır, onda da ağlamıştım...&lt;br /&gt;Sadece birisi için çok üzülmüştüm, onu hatırlıyorum.Ama, o da öldüğünden değil...ölürken çok yalnız öldüğünden...O sıralar ben de çok yalnızdım, galiba onun yerinde olmak istediğimden üzülmüştüm ama ağlamamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen suçluluk hissediyorum, duyduğum vefat haberlerine bu kadar kayıtsız kalabildiğim için.Ama ne oluyorsa, bir iki gün içinde hatta o kadar bile sürmüyor üstümden sıyırıp atabiliyorum bu hissi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba çok sevdiğim biri hakkın rahmetine kavunca ne yapacağım, merak ediyorum ve öyle bir günün gelmemesi için içten içte dua ediyorum.Korkuyorum o günle yüzleşmekten, kendimle yüzleşmekten...Ben ölmeden, sevdiklerim ölmesin istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmek için daha erken, dünyaya adımızı kazıyamadık...bırak altın harfleri, kumun üstüne bile... &lt;br /&gt;Hoş kazıyacak gibi de pek durumuyoruz ama kazık çakacak halimiz de yok dünyaya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-3541652155335863122?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/06/olmak-icin-daha-erken.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-3825709144964594967</guid><pubDate>Sun, 03 May 2009 20:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.841+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>El</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Fotoğraf</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Beyin Fırtınası</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Kediler</category><title>Duvar</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sf34ZrsmwtI/AAAAAAAAA6Y/LWccobGyO8M/s1600-h/papatya+y%C3%BCz%C3%BCk.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sf34ZrsmwtI/AAAAAAAAA6Y/LWccobGyO8M/s320/papatya+y%C3%BCz%C3%BCk.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sf35WwDm86I/AAAAAAAAA6o/CHBdjv41P7Q/s1600-h/kedicik.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sf35WwDm86I/AAAAAAAAA6o/CHBdjv41P7Q/s320/kedicik.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strike&gt;fotoğraf demeye otuzikibinkırkaltı şahit ister ama..fotoğraf diyerek ekliyorum; sanal dünyamdan sanal bir&amp;nbsp; fotoğraf ve bir amblem mi desem logo mu desem, ne desem&amp;nbsp; bilmediğim bir şey...ve bu ikisini okuyabilene otuzüçbuçuk kere Maşallah..&lt;span style="color: white; font-family: verdana; font-size: 85%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strike&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;"ya gördüm neyleyim insanlar vardı duvarın içinde.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;ya ben hep duvara konuştum ya da duvar değil konuştuğum,&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;içinde insanlar var.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;bilmiyorum,belki de ben gerçekten delirdim onlar haklı belki de.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; color: white; text-align: center;"&gt;içinde değil duvarların insanlar sadece arasındalar."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-3825709144964594967?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/05/ellerim-bak-bos-kaldi.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/Sf34ZrsmwtI/AAAAAAAAA6Y/LWccobGyO8M/s72-c/papatya+y%C3%BCz%C3%BCk.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-6593531404256811608</guid><pubDate>Mon, 06 Apr 2009 20:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.837+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Fotoğraf</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Çiçek</category><title>Cilek Yardımı</title><description>&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SdpQ8r7GlNI/AAAAAAAAA5o/WMSNYiS2kJ8/s400/korubeni2.JPG" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Saklıda besleyip, yazın çilek olmasını beklediğim varlık..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SdpQ84x3q3I/AAAAAAAAA5w/jvSfsBLNnoU/s400/Tam+ekran+yakalama+27.01.2009+111415.bmp.jpg" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;annemin yılbaşı çiçeğinin polenleri..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-6593531404256811608?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/04/cilek-yardm.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SdpQ8r7GlNI/AAAAAAAAA5o/WMSNYiS2kJ8/s72-c/korubeni2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-4225664560189877684</guid><pubDate>Mon, 06 Apr 2009 18:21:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.854+03:00</atom:updated><title>Neyin Uğruna Çabam?</title><description>&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMDDBELBaI/AAAAAAAAAxI/zAt7RDgCbVo/s320/DSC04891.JPG" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-4225664560189877684?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/03/bir-gunes-ugruna.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMDDBELBaI/AAAAAAAAAxI/zAt7RDgCbVo/s72-c/DSC04891.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-4818466970536229065</guid><pubDate>Wed, 01 Apr 2009 21:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.970+03:00</atom:updated><title>Şeytanın Pabucu</title><description>bu sıralar herşey üstüme üstüme geliyor... erkekseniz teker teker gelin, diyorum ama heyhat...duyan kim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vitrindeki mankenmiş..doldurulmuş sincapmış...&lt;br /&gt;kendini bilmezlermiş, haddini bildirirlermiş...&lt;br /&gt;yosun artık yokmuş, şenlikler varmış bir de fotoğraf yarışması...&lt;br /&gt;turuncuyu da kapmışlar, canı cananının canını okumuş...&lt;br /&gt;yan bakmışmış, bakmazsam görmezmişim...&lt;br /&gt;anatomiymişmiş, tam da piknik havasıymış... &lt;br /&gt;üçüncü sorunun cevabı da neymiş, loto, toto, kolera...&lt;br /&gt;uçukmuş uçuverememiş, kanadı kırılmış...&lt;br /&gt;vay anasını...18 nisan... bir nisandan önceymiş...&lt;br /&gt;köpekten de diş-çiden de korkarmışmışım...&lt;br /&gt;kesmiş...konuşma, tarçın, süt, el...&lt;br /&gt;gustav otuziki dişli bir kasırgaymış... &lt;br /&gt;alfa romeoyu kaybetmiş...delta karalar bağlamış...Mrrr...&lt;br /&gt;cerrahmış...resim...14 haftalık imza, ipini çekmeye ramak kalaymış...&lt;br /&gt;merdivende tekmiş...one minute...&lt;br /&gt;bir ziyaretçim varmış...fizik..ezber...&lt;br /&gt;alt -tire- üst -tire- çanaklı tire&lt;br /&gt;sen nasıl bir insansın? &lt;br /&gt;incler, cinler sağdan soldan gelmişler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaç-kaç-kaç...keçileri kaçırmaya bir adım...&lt;br /&gt;üzdüm, üzüldüm; kızdım, üzüldüm; sustum, büzüldüm çok üzgünüm...&lt;br /&gt;Ya ben bir fazlalığım ya da var bir fazlalığım... acıma yıkıldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak; hala hayatta olmama karşıyım..yetkilileri göreve çağırıyorum...benim bir hal çareme bakınız....lütfen..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-4818466970536229065?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/04/seytanin-pabucu.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-3226217210409769899</guid><pubDate>Sun, 15 Feb 2009 16:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.954+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Nereye Gidelim</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Fotoğraf</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Bursa</category><title>CumalıKızık</title><description>Selam ballar ben geldim hem de cumalıkızık fotoğraflarıyla geldim.Orasıda neresi ki?&lt;br /&gt;Şimdi hemencik anlatayım..Cumalıkızık, Bursa'da bir köy :) Meşhur bir köy :) Kınalı kar, Yeşeren Düşler, Kurtuluş, Kuruluş gibi gibi dizilerin çekildiği turistik bir köy.. Turistik önemi nerden geliyormuş, mimarisinden geliyormuş.Ordaki evlerin bir çoğu geçen zamana rağmen yıkılmayıp hep beraber ayakta kalınca tarihi bir doku zenginliği oluşturmuşlar.(Daha ayrıntılı bilgi isteyen googleye soruveriversin..)&lt;br /&gt;Geçen hafta sonu okullar açılmadan azıcık kendimize ödül verelim dedik, köye gidelim dedik.Dedik amma yolu hiçbirimiz bilmiyoruz, yakın çevreden şöyle bir araştırma yapınca kimsenin oraya gitmediğini öğrendik(ablam gitmişti ama nasıl gidileceğini bilmiyordu, Allah'a emanet arkadaşlarıyla gitmiş...)&lt;br /&gt;Neyse imdadımıza google yetişti bir de benim sivri zekam :P (Bursa'ya gelipte gidecek olanlar yolu tarif ediyom iyi dinleyin.Eğer otobüsle gidecekseniz 22 numaralı otobüs, Ulucaminin karşısındaki postahanenin olduğu duraktan binince yarım saate kadar götürüyor.Minibüsle gidecekseniz santral garajdan gidiliyormuş.Arabanızla gidecekseniz Ankara yoluna geçin, Yıldırım tarafına doğru ilerleyin tabelalar size yardım edecektir ama Kınalıkar Kestane Şekerlerine gelince sağa dönün, ayrıca karşı şeritte Pasific Petrol İstasyonu var, döndükten sonra hiç bir yere sapmadan dümdüz yoldan gidin.)Ve ta ta taaam işte Cumalıkızık!&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SZdDL3N1_iI/AAAAAAAAA4s/ns8dg3QiD5U/s400/Y%C4%B1ld%C4%B1zl%C4%B1+Foto%C4%9Fraflar.jpg" style="cursor: move;" /&gt; &lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="background-color: #cc0000; color: #d0e0e3;"&gt;Köyün camisi,Reçel ve erişte satan bir teyze, Portakal reçeli yapan bir el(sağ), Köyün evlerinden bazıları(sol)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bir sürü fotoğraf çektik, köyü baştan aşağı gezdik.Cin aralığı denen sokağı-dünyanın en dar sokağıymışmış- uzun arayış sonunda bulduk.Köyün Etnografya müzesini de, hadi.. hadi.. nerede kaldın feryatları, arasında gezdim.Sabah hava kapalı olmasına rağmen, öğlene doğru açınca güzel bir gün geçti.Kısmetse baharda daha kalabalık olarak tekrar gitmeyi planlıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-3226217210409769899?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/02/cumalkzk.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SZdDL3N1_iI/AAAAAAAAA4s/ns8dg3QiD5U/s72-c/Y%C4%B1ld%C4%B1zl%C4%B1+Foto%C4%9Fraflar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-1048121040451058779</guid><pubDate>Mon, 09 Feb 2009 18:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.949+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Hayvanlar Alemi</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Hayat</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>VişneAğacı</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Hayvan Hastanesi</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Veteriner Fakültesi</category><title>Evcil Hayvan Almak İstiyorum</title><description>Geçen hafta bizim okulun hemen yanındaki hayvan hastanesine gittim.Orada gelen hastalarla, hasta sahipleriyle ilgilenip, doktorun yani veteriner hekimin yaptıklarını gözlemlemeye çalıştım.Amacım hem mesleği daha yakından tanımak hem de şu üç hafta tatilin, şu son haftasını boş geçirmemekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Togo, Diana, Dost, Cash, Linda, Kara Murat, Minik, Oğluşum, Pasaklı(biz koyduk), (havai)Fişek, Şirin, Rot... Bunlar muayene ve tedavilerinde benim bulunduğum hastalardan bazılarının adları.. Diana, Linda, Çıtır bunlardan çok şanslı olanları.Çünkü durumları ağır olsa bile onları çok seven ve onlara çok iyi bakan sahipleri var.Togo, Pasaklı, Cash ise maalesef onlar gibi şanslı değil.Evet sahipleri, daha doğrusu onlara bakanlar, onların hastalıkları ile ilgileniyorlar, bakımlarını yaptırıyorlar ama kendilerini buna zorunlu hissettiklerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahibi Togo'yu, oğluna; Mia'yı kızına, çocuklarının ısrarı üzerine, hiç istemeye istemeye almış.Çocukların tüm gün okulda, babanın ise işte olmasından dolayı Togo ve Mia'nın bakımı evin annesine kalmış.Evin annesi hala hayvan beslemek istemese de, Mia'yı Togo'dan daha çok sevmiş ve onunla ilgilenmiş.Zavallı Togo'yu biraz ihmal etmiş hatta bir gün ona yemek vermeyi unutmuş...Bu olaydan bir hafta sonra ise Togo hastalanmış, iştahı kesilmiş ve halsizleşmiş.Muayenesinde immun ilişkili anemi teşhisi konuldu.(Bence Togo'nun hastalanamasında bir hafta önceki olayın etkisi çok büyük.Çünkü Togo düzenli kontrolleri yapılan bir çocukmuş ve parazit dışında bu kadar ani bir anemi gelişmesine neden olacak birşey ben bilmiyorum.Bilen insanlık namına aydınlatsın beni...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cash ise, sahibine doğum günü hediyesi olarak gelmiş.Sahibi ilk başlarda ilgilenmesine rağmen daha sonra Cahs'ın bakımı evin annesine kalmış.Sebep yine belli, anne evde, çocuk okulda, baba işte..Cash'ın bize getirilmesinin sebebi ise kriz geçirmesi, düşüp bayılmasıymış.Meğer kalbinde perikardiyai effüzyon (kalp zarında sıvı toplanması) varmış.Yaşlı olduğundan ameliyata dayanamayacağı düşünülüp, sadece ilaç tedavisi yapılmasına karar verildi.(Durumu baya ağır olduğundan pek fazla yaşayacağını düşünmüyorum.Ama bu durumda bile Cash'ın asıl sahibi, Cash'ın refakatçilerinin arasında değildi!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table height="286" style="width: 412px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;             &lt;td valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SY33zc8KfxI/AAAAAAAAA3U/erCr8x5Zlz4/s200/DSC00948.JPG" /&gt;&lt;/td&gt;             &lt;td valign="top"&gt;&amp;nbsp;Bu yandaki şekerin adını bilmiyoruz onun için biz ona kısaca Gold diyoruz :)Sahibi onu bayramda bırakmış buraya ama daha sonra hiç arayıp sormamış.Gold'cuğumuz kendini garip hissetmesin diye bol bol seviyoruz :) Ama aklım almıyor, nasıl olurda bir insan bu kadar güzel bir köpeği hastane köşelerinde bırakıpta gider ve bir daha hiç arayıp sormaz. Tamam, çok önemli işleri olabilir, ailesinden birisi hasta olmuş, onunla ilgileniyor olabilir, ama neden arayıpta bir haber veremez? Onu bekleyeni hiç mi düşünmez?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...belki de krizden etkilenip, artık ona bakmama kararı aldılar? Ne yazık...&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Tüm bunları anlattıktan sonra yaklaşık uzaklaşık nereye geleceğimi tahmin etmişsinizdir.Lütfen anlık istekleriniz için bakamayacağınız hayvan almayın.Evcil hayvan bakmakla, bir bebeğe bakmanın hiç bir farkı yok.Aynı bir bebek gibi o da derdini açık açık anlatamıyor.Herşey sizin anlama kaabiliyetinize, hissiyatınıza bağlı...&lt;br /&gt;Çocuklarınız sizden evcil hayvan istediğinde veya ona evcil hayvan hediye edildiğinde, onunla açık açık konuşun.Bunun nasıl büyük bir sorumluluk olduğunu hissettirin ona.(Abartın da demiyorum.) Bunu yaparken aynı zamanda kendinizi de sorulayın, ilerde çocuğunuz sıkıldığında veya herhangi sebepten dolayı artık ona bakmak istemediğinde, sizin tavrınız ne olacak? Siz ona bakmaya, ilk baştaki heyecan ve şefkatle devam edebilecek misiniz? Yoksa en kolay yoldan ondan kurtulmak ya da zorunlu hissederek ona bakmak mı olacak yapacağınız?&lt;br /&gt;Elinizi vicdanınıza koyup, dürüst olarak cevap verin kendinize ve sebepleri tek tek anlatın çocuğunuza.Sonra hala bakabileceğinizi düşünyorsanız, ailenizin yeni üyesine/üyelerine ad düşünmeye başlayabilirsiniz :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-1048121040451058779?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/02/evcil-hayvan-almak-istiyorum.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SY33zc8KfxI/AAAAAAAAA3U/erCr8x5Zlz4/s72-c/DSC00948.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-4378402734877518729</guid><pubDate>Fri, 30 Jan 2009 13:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.906+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Rengarenk</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Resim</category><title>Başak</title><description>&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMDUKCqSmI/AAAAAAAAAxQ/uam-oW58IW0/s320/DSC00690.JPG" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-4378402734877518729?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/01/basak.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMDUKCqSmI/AAAAAAAAAxQ/uam-oW58IW0/s72-c/DSC00690.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-6660510930280306134</guid><pubDate>Fri, 30 Jan 2009 11:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.951+03:00</atom:updated><title>Yaşasın İnek Olmak</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Tikkat Tikkat sayın yolcularımız bu yazı sırf hava atmak için yayımlanmıştır :F&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SYB5Cb8xQpI/AAAAAAAAA18/RTFqfDNjOI4/s1600-h/Karnem.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SYB5Cb8xQpI/AAAAAAAAA18/RTFqfDNjOI4/s320/Karnem.JPG" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Bu dönem her sınav öncesi havamı aldım gerek arka balkona çıkarak, gerek umduklarımı bulamayarak.. Ama ne oldu, sınavlar bana umduğumdan fazlasını verdi ve şimdi hava atıyorum..Hakkım mıdır? Vardır heralde... O zaman;&lt;br /&gt;kıskananlar ÇATlasın anam bacım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnek diyenlere, ineğim işte inek ! Ve inek olmakla gurur duyuyorum..Yaşasın inek olmak! Mööööö&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-6660510930280306134?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/01/yasasin-inek-olmak.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SYB5Cb8xQpI/AAAAAAAAA18/RTFqfDNjOI4/s72-c/Karnem.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>9</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-2258522247179219230</guid><pubDate>Sat, 24 Jan 2009 17:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.896+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Origami</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Nilüfer</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Zambak</category><title>Bir Demet Mutluluk Lütfen</title><description>&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMJqo062sI/AAAAAAAAAyI/p0IXg2u9u2E/s1600-h/DSC00656.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMJqo062sI/AAAAAAAAAyI/p0IXg2u9u2E/s320/DSC00656.JPG" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;Öyle bir an gelmişti ki, kendimi çok sıradan hissetmiştim..Yaptığım herşey birşeyin taklidi, söylediğim herşey bir başkasınındı sanki..Kendimin o olduğunu kabullenemedim...Sertap'ın dediği gibi kendime yeni bir "ben" lazımdı artık...Ve arayışım başladı...&lt;br /&gt;Sonunda bir parçamı origami içinde buldum, diğerleri bilmem nerelerdeler ama bu beni mutlu etmeye yetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Bu demeti geçen gün gecenin iki buçuğunda ikizimle beraber yaptık.Ben ona zambak yapmasını, o da bana nilüfer yapmasını öğretti.Fotoğraftaki tüm zambaklar onun, nilüferlerse benim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-2258522247179219230?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/01/bir-demet-mutluluk-lutfen.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMJqo062sI/AAAAAAAAAyI/p0IXg2u9u2E/s72-c/DSC00656.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>8</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-4706739207620693458</guid><pubDate>Sat, 24 Jan 2009 14:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.845+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Kampanya</category><title>Duyduk Duymadık Demeyin</title><description>&lt;blockquote&gt;Filistin için kendi çapımda ufak bir yardım kampanyası başlattım :) Kampanyada şuan elimdeki en büyük yetenek olarak gördüğüm astrolojik analizleri kullanmak istiyorum. İyilikten maraz doğmaz umarım. Amacımın doğru anlaşılmasını umut ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyamın özeti şu: istenilen yardım kuruluşunun banka şubesine Filistin adına en az 50 ytl bağış yapana doğum haritası (horoskop) analizi ve en az 100 ytl bağış yapana aşk uyumu (sinastri) analizi yapacağım. 09.01.2009 tarihinden itibaren Filistin adına yapılan yardımların dekontlarını ve (analiz için gereken) doğum bilgilerini mailime gönderen herkesin analizini en geç 1 hafta içinde mail adreslerine göndereceğim.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Çilekli Süt'ün bu e-postası sayesinde, başlattığı kampanyadan haberim oldu ve belki ilgisini çekebilecek kişilere ulaşabilirim amacıyla bunu paylaşmak istedim.&lt;br /&gt;Çok öncelerden çileklim bana da burç analizi yapmıştı.Beni hiç görmemiş biri olarak güzel biri olduğum/olacağım tahmininde bulunmuştu (yükselenler otuzlarında kendini göstermeye başlıyormuşmuş, onun için kırkıma kadar doğruluğu hakkında yorum yapamam)&amp;nbsp; ve ne yap et sanatla ilgilen demişti :D İlgilenenler için şunu demek istiyorum kısaca tutturuyor hem de bayaa bayaa :D&lt;br /&gt;E-Postada ayrıntılarıyla anlatmış Çileklim ama daha ayrıntılı bilgi isteyenler "&lt;a href="http://www.birkafadanherses.com/2009/01/09/cekilissiz-kurasiz-herkese-filistine-yardim-et-dogum-haritasi-horoskop-yada-ask-uyumu-sinastri-analizi-kazan/"&gt;Çekilişsiz Kurasız Herkese! Filistin'e Yardım Et, Analiz Kazan&lt;/a&gt;" yazısına göz atabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Filistin için bir kampanyada Trt, Pazartesi günü başlatacakmış.Onun için ayrıntılı bilgiyi 25 Ocak 09'da Günbegün Programından öğrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artıı &lt;a href="http://evvelzamanicinde.blogspot.com/"&gt;EvvelZamanİçinde&lt;/a&gt; arkadaşımız bloglar arası kitap hediyeşlemesi kampanyası düzenliyor.Kampanyaya katılacak arkadaşlar doğum tarihleriyle beraber &lt;a href="http://evvelzamanicinde.blogspot.com/2009/01/hediye-kitap-uzun-zamandr-aklmda-bir.html"&gt;bu yazının altına&lt;/a&gt; "Ben de varım" tarzında mesaj bırakıyorlar.Kura sonucu kimin kime hediye alacağı ayın birinde kesinleşiyor ve 1-7 Şubat tarihlerinde (pasta-poğaça ile kafayı bozdum heralde "tarih" yerine kaçtır tarif yazıyorum) hediyeler postalanıyor.Kampanyaya katılım için son gün 31 Ocak.&lt;br /&gt;Ben bu kampanyayalara katılamıyorum gerçi ama belki sizin ilginizi çeker diye, bir söyleyeyim, dedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-4706739207620693458?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/01/duyduk-duymadk-demeyin.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-698813510651228035</guid><pubDate>Sun, 18 Jan 2009 10:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.879+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Resim</category><title>Gunesim Tersten (Mi) Dogmus</title><description>&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMIvJ-O-3I/AAAAAAAAAxw/i0t7D3LklXE/s320/DSC00671.JPG" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMIvtqurpI/AAAAAAAAAx4/TZzrW6NNft4/s320/duzdengunesdogarmis.JPG" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMIvqdYC-I/AAAAAAAAAyA/Q4SV9myxQgg/s320/gunesimterstenartik.jpg" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-698813510651228035?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/01/gunesim-tersten-mi-dogmus.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SXMIvJ-O-3I/AAAAAAAAAxw/i0t7D3LklXE/s72-c/DSC00671.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-1725121106004960210</guid><pubDate>Fri, 09 Jan 2009 18:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.835+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>VişneAğacı</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Günlük</category><title>Monoton Maraton Mu!</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon3.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=50.png&amp;music_file=AHUKfk0N&amp;bg_color=000000&amp;type_of_clip=simple_text&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=cherry" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;Her ne kadar monoton desem de renkli bir hayatım var, kabul ediyorum hem de rengarenk!Gün geçmiyor ki başıma bir şey gelmesin.Anlatıyorum sıkı durun..&lt;br /&gt;Bugün saat 9:30'da ve 11:00'da olmak üzre iki sınavım vardı.Erkenden evden çıkıp, okula gittik, sıramıza oturduk.Önümde "rehavet" arkamda "leylek" var.&lt;br /&gt;Rehavetle anlaşıp teşkilat mı kurmak diye düşünüyorum ama rehavetle şimdiye kadar sadece bir iki kelime konuşmuşluğum var-danışman hocamız aynı olmasa, o da olmayacak- ve biliyorum rehavetin bu dersi kötü.Ayrıca o, benimle veya bir başkasıyla konuşmayacak kadar havalı değil ama çekingen mi desem, yoksa ne desem bilemediğim bir insan evladı.Kanımca sırf kimselerle muhattap olmamak için derslere bile geç gelen&amp;nbsp; biri...Dediklerine göre üniversitede kalmak istiyormuşmuş, hocalarla da arasını sıkı tutuyormuşmuş...&lt;br /&gt;Leylekle anlaşsam o hiç olmazdı.Önümdekinden zor kopya çekerken/çekemezken, arkamdakinden çekebileceğime inanmam tam bir fiyasko olurdu, değil mi.Neyse "Bismillah" deyip, kendi yağımla kavrulmaya karar verdim ve sınavda bir güzel oturdum.Oturdum deyince sanmayın hemen kalacağımı evvelallah kalmam ama notumda pek iyi olmaz heralde...&lt;br /&gt;O moralle gireceğim diğer sınavda, önümde yine rehavet, arkamda leylek, sağ ve solda boşluk..Sınav başlamadan önce, şu rehavete bir iki laf atsam mı acep, diyorum ama düşünceden öteye geçemiyorum.Yanıma gelen Art ve Balım2 ile iki laflıyoruz, bekliyoruz ki o atlasın muhabbete, yok nafile bekleyiş...Ve sınav...Nazar etme nolur çalış senin de olur, diyerek hava atılabilecek bir sınav...Ama aklının bir köşesinde sınavlar varken, bir türlü veremeyip, elinde kalmış bir al zambakla, aynı bir ayçiçeği gibi arkasından baktığında güneşe, hiçbirşey hissedemiyorsun kırıklıktan başka...Zambak gibi ben de boynumu büküp eve gitme yolunu gözlüyordum..Bu arada pasta yiyelim diye öneri gelidi, neyi kutluyoruz, kötü geçen bir haftayı mı, dedim...Bilmiyorum ki haftanın asıl bombası az sonra avuçlarımda patlayacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Yuttum galiba...&lt;br /&gt;Ne! Ne! Ne! İnanmıyorum, nasıl oldu? Yuttun, emin misin?&lt;br /&gt;...Değilim, ama galiba yuttum...Ölecek miyim şimdi ben? Nolacak? Ya yuttuysam?&lt;br /&gt;İnanamıyorum sana, nasıl olur ya..Koş, hemen lavaboya koş..&lt;br /&gt;...Olmuyor, yuttum..Yuttum!&lt;br /&gt;Vil, Sun, yuttum diyor napacaz?Allah'ım sen akıl fikir ver..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acile gittik.Yabancı cisim yuttu arkadaş, ne yapacaz şimdi? derken iki saat koşuşturduk.Sinir veznedarlarla muhattap olduk, iki kere yanlış tarif ettiği senet bürosunu bulamayıpta, üçüncü kez sorduğumda "Kaç yaşındasın sen" diye çıkıştığında "19, &lt;b&gt;19&lt;/b&gt;" deyince,çok küçük gösteriyorsun da, dedi kıvırdı.20 yaşındaki beni -demesi bile ne kadar üzücü- mesud etmeye yetmedi bu iltifat (!) &lt;br /&gt;Doktor ablalarda içerde koşturdular bu arada, röntgen möntgen çektiler..1 cervical, 1 lumbal..Olmadı baştan 1 cervical, 1 throacal :)&lt;br /&gt;Beni boş yere oyalayıp duran veznedara kızan ve gözüme giren doktor ablaya ben de elimde kalmış boynu bükük &lt;a href="http://www.origamisan.org/video_tr/origami-zambak"&gt;zambağımı&lt;/a&gt; verdim.Başkası için yapmıştım bunu ama size kısmetmiş, dedim..Teşekkür etti, bu zerafeti anlamayanı kınadı...İyi de etti ama ona söylememiştim ki, sırf onun için sınava çalışmayıp bu zambağı yaptığımı :) O dediğim kimdi, onu da bilmiyordum gerçi ama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda arkadaşın gerçekten yabancı cisim yutmuş olduğu anlaşıldı ama Allah'tan hapı yutmamış..Vadesi dolmamış...İki üç güne çıkar bi' yerlerinden, ye, iç, ders çalış, demişler :D Yarın bir daha gideceğiz kontrole, kötü bir şey&amp;nbsp; çıkmaz İnşallah..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün de böylece akıp gitti....Ama böyle bitmemeliydi bugün..daha değişik hayal etmiştim ben...&lt;br /&gt;-&lt;br /&gt;DipNotçuk:Yukardaki şarkıyı rehavete armağan ediyorum.Adı &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=%C3%A7e%C3%A7en+k%C4%B1z%C4%B1&amp;amp;nr=y&amp;amp;pt=ta+xyla"&gt;Çeçen Kızı&lt;/a&gt;ymış :) Ne alaka şarkıyla, kel alaka :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-1725121106004960210?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2009/01/monoton-maraton-mu.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-7770094320185052028</guid><pubDate>Sun, 28 Dec 2008 17:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.922+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Fotoğraf</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>tasarım</category><title>Axis Küpe, Güneş Kolye</title><description>Şaşkın vişne ağacı, annesinin kaynattığı tavuğun boyun omurlarını, lades kemiğini çöpten toplar.Amacı kanatlıların kemiklerine çalışmaktır çünkü anatomi dersinde Müzeyyen'le-tavuk iskeleti denmesine alınıyor- ilgilenmemiştir.Topladığı kemiklerle biraz çalışan zeka küpümüz, daha sonra bu kemikleri birkaç işlemden geçirip, kuruttur, küpe yapmaya karar verir ve simli ışıl ışıl bir oje ile boyar.Ojenin kokusu gittikten sonra ta ta taa taaam: İşte Axis Küpe :)&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexoYurblI/AAAAAAAAAwA/e9cwcMu4XFQ/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexoYurblI/AAAAAAAAAwA/e9cwcMu4XFQ/s320/collage.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexn0mW58I/AAAAAAAAAvw/izfAskKk96I/s1600-h/DSC00512.JPG"&gt;&lt;img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexn0mW58I/AAAAAAAAAvw/izfAskKk96I/s320/DSC00512.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Çok zaman önce vişne ağacının maharetli ikizi boncuktan güneş şeklinde naif bir model yapıp, vişneye verir.Bir gün ansızın bunu hatırlayan vişne ağacı, annesinin gözlüğünün ipini evirir, çevirir ve bu ikisini birleştirirverir.Ve ta ta taa taaam: Güneş Kolye&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexnpp_AsI/AAAAAAAAAvo/ROFSRGqwX0s/s1600-h/DSC00525.JPG"&gt;&lt;img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexnpp_AsI/AAAAAAAAAvo/ROFSRGqwX0s/s320/DSC00525.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin: 0px auto 10px; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexoZWDs3I/AAAAAAAAAv4/CkwyCq0m9Mo/s1600-h/DSC00494.JPG"&gt;&lt;img alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexoZWDs3I/AAAAAAAAAv4/CkwyCq0m9Mo/s320/DSC00494.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-7770094320185052028?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2008/12/axis-kupe-gunes-kolye.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SVexoYurblI/AAAAAAAAAwA/e9cwcMu4XFQ/s72-c/collage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-9107830103998939699</guid><pubDate>Fri, 12 Dec 2008 15:02:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.834+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Mim</category><title>Nasıl Bir Yerden Yazıyorum</title><description>&lt;a href="http://blog.alivesitesi.com/"&gt;E.Ali abimiz&lt;/a&gt; bayramdan önce küçük bir oyuna çağırmış.İnsan tembel olunca benim gibi, farkedemiyor tabi ki oyuna çağrıldığının. Ben de farkeder etmez hemen pabuçlarımı giydim attım kendimi sokağa :)&lt;br /&gt;Görevin: Blogunu yazarken bilgisayarının ve onun yakın çevresinin fotoğrafını çekip, bloguna koymak, dediler.&lt;br /&gt;Ee peki, tamam ama fotoğraf makinemi ablama verdiğimden bilgisayarımın fotoğrafını çekemeyeceğimden geçen seneden kalma mahallemizin fotoğraflarını koyayım ve şu an bunları yazdığım ortamı anlatayım dedim.Sonra da cevap mevap beklemeden hemen göreve geçtim.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SUJ9AtEC0dI/AAAAAAAAAvY/XtuWSWhzx-I/s320/collage1.jpg" /&gt;&lt;/div&gt;Hasta olduğum için bilgisayar masasının üstü mendil dolu.Bir tarafta temizleri, diğer tarafta kirliler.Sonra bir köşede; -55- ile değiş tokuş yaptığımız faber castell grip 2011 kalem, kapadokyadan hatıra peri bacalı kalemlik, küçük not kağıtları, pembe-beyaz bir dantel, bir de tabiki monitör, hoparlör, fare falan pişman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben eğer kabul ederlerse "&lt;a href="http://www.birkafadanherses.com/"&gt;ÇilekliSüt&lt;/a&gt;" ile "&lt;a href="http://kayrakadem.blogcu.com/"&gt;Kayra&lt;/a&gt;"ya görevi devretmek istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-9107830103998939699?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2008/12/nasl-bir-yerden-yazyorum.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Q8rm5wY6hwY/SUJ9AtEC0dI/AAAAAAAAAvY/XtuWSWhzx-I/s72-c/collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-8622343336564045773</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2008 19:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.915+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Şiir</category><title>Ben Buyum İşte Be!</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;SİN-do-SİN-re-SİN-mi-SİN-fa-SİN-sol-SİN-la-SİN-si-SİN!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Caramels, bonbons et chocolats&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Merci, pas pour moi, mais..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;MedCezir...GelGit...Gel... GİTME....&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ah minel aşk...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;hor görme garibi, onun da kalbi var!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Burda ne arıyorum?Seni mi?Hayır?Peki neyi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Belamı arıyorum..Belamı...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Arıyorum..Arıyorum..Bulamıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Beni uzaklara götürecek olan rüzgarı..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Muson yağmurlarında damla yapacak olanı..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Arıyorum..Arıyorum..Bulamıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kaybettim anahtarımı...Çileğimi...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hala bulamıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Parmağımda yandı zaten...yanmış süt gibiyim!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Penceremin camlarını yağmur suları kirletmiş..Artık yağmurlar da kirli..Onlar bile..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;ah minel aşk...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;hor görme garibi, onun da kalbi var!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;MedCezir...GelGit...Gel... GİTME.....&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Caramels, bonbons et chocolats&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Merci, pas pour moi, mais..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;SİN-do-SİN-re-SİN-mi-SİN-fa-SİN-sol-SİN-la-SİN-si-SİN!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;hr style="width: 45%;" /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Yağdı yağmur, çaktı şimşek, ben de mi şair oldum ulan e...k&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-8622343336564045773?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2008/11/ben-buyum-iste-be.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-4596325758834747979.post-7510743064207169222</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2008 19:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-12T22:03:22.848+03:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>VişneAğacı</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Günlük</category><title>Saka Gibi..</title><description>Geçen haftalarda anahtarlığımı okuldaki dolabımın üstünde unutmuş ancak eve geldiğimde anahtarımın olmadığını farketmiştim.Ertesi sabah dolabımın yanına gittiğimde anahtarlığım yoktu! Dolabımda, önlüğüm olduğundan ve önlüksüz hiçbir uygulama dersine giremeyeceğimden ve başkasından da ödünç alamayacağımdan mecburen, fakülte sekreterine gitmiş ne kadar 40 numaralı anahtar varsa hepsini alıp, denemiş ve hiç biri derdime çare olmadığından, son çare daha bir hafta önce değişmiş olan dolabın kilidini kırdırtmıştım.&lt;br /&gt;Ve tam da o gün ikizimin anahtarı esrarengiz bir şekilde kaybolmuştu.Akşam üzeri eve gidecekken, dolabını açmış, kapatmak için anahtarı aradığında bulamamıştı! Nereye giderbilirdi ki! Bana tonla laf&amp;nbsp; söyledikten sonra, son anda memleketine gidecek olan "P"ye, anahtarımı sen mi aldın, diye kaba bir ithamda bulunmuştu ve karşılık olarakta "E, yuh yani!" gibi bir tepkiyle karşılaşmıştı...İlginçti ki, herşeye rağmen anahtarlığına bakan "P"yi ve ikizimi bir süpriz bekliyordu! Evet, ikizimin anahtarı "P"nin anahtarlığına eklenmişti..&lt;br /&gt;Bu garip olaydan bir şey anlamayan, ayrıca en sevdiği anahtarlığı kaybetmiş olmanın acısını yaşayan, ayrıca okkalı bir şekilde azarlanmış olan bendim ve acaba benim anahtarlığımda bulanabilecek mi demiştim.Tam bir hafta sonra, tam da yeni anahtarlığıma alışmaya başlamışken, anahtarlığım gittiği gibi geri geldi! Geri geldi gelmesine ama dolabın kilidini kırarak geldi! Ve anahtarlığım tüm birinci sınıflarda şöhret basamaklarını hızla tırmanarak geldi! Şansın kapıyı kırması böyle bir olaymış dedirtti herkese! İki üç gün sonra zavallı kilidi tamir ettiler..&lt;br /&gt;Bir, iki-üç gün daha geçtikten sonra yani bu hafta, anahtarlığımı ve telefonumu evde unutunca utana sıkıla gidip, kilidimi kırmalarını rica ettim!Daha doğrusu rica etmeme gerek bile kalmadı çünkü beni görünce dolabın başına bir iş geldiğini direkt anladılar!Böylece anahtarlığım bir ayda dört farklı anahtarla tanışıp, sevişip, ayrılmak zorunda kaldı...Şaka gibi...Şaka gibi geliyor kulağıma tüm bunlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4596325758834747979-7510743064207169222?l=visneagaci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://visneagaci.blogspot.com/2008/11/saka-gibi.html</link><author>visne.agaci@gmail.com (Vişne Ağacı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item></channel></rss>