27 Kasım 2011 Pazar

Ameliyathanede Bir Çaylak

Bu hafta hayatımda ilk defa ciddi ciddi ameliyata girebildim... Gerçekten benim için çok güzeldi, özellikle operasyonu asiste etmek.
Pazartesi günü Amerikalı adındaki bir av köpeğinin operasyonu vardı. Domuz vurmuş... göğüs bölgesinde ve kalça bölgesinde diş izleri vardı, kaburgasında kırık vardı ve akciğerinin loplarından biri artık çalışmıyordu. Görmeden domuz vurmasının ne kadar ciddi bir travma olduğu yeterince anlaşılmıyormuş... Ameliyatla çalışmayan akciğer lobunu ve kırık costanın tamanı aldık. Sonrada alınan kaburgadan kalan boşluğu doldurmak için önündeki ve arkasındaki kaburgaları birbirine yaklaştırabildiğimiz kadar yaklaştırarak göğsü kapattık. Sıra deri dikişlerine gelince bana da dikiş attırdılar :)) Baya başarılı bir ameliyat olmuştu fakat cuma günü öğrendik ki diyaframı yırtılmış ve bağırsakları akciğerilerin yanına geçmiş yani diyafram fıtığı oluşmuş... Bu yüzden bir haftada ikinci bir ameliyata alındı. Bu sefer hocamız karın boşluğundan açtı. Yavaş yavaş bağırsakları çekip dışarı aldı, diyaframın yırtık yerini bulup dikti. Sonra dışarı alınan bağırsakları, mideyi, pankreası yıkayıp içeri doğal konumlarına benzer şekilde koydu ve kapattı. Maalesef ikinci operasyonu, kalabalık olduğumuz için, sadece izledim :( Hastamızın durumu operasyon sonunda iyiydi. Zaten güçlü bir köpek olduğunda çabuk iyileşeceğini umuyorum.


Cuma günü bir fıtık operasyonu daha vardı. Yine bağırsaklar fıtıklaşmış fakat bu sefer karındaydı. Hayvan dört ayak üstündeyken karnında bir şişkinlik var fakat o şişkinliği ittirince ya da hayvanı sırt üstü yatırınca şişkinlik yok oluyordu. Şişkinliği biraz içeri itip, çevresini elleyince yuvarlakımsı bir deliği hissediyordun.  (Fıtık diyince aklımıza hep omurilik (bel) fıtığı gelir oysa burda anlattığım fıtık karın içi organlarının vücudun zayıf alanlarından dışarıya fırlaması. ) Hastamız daha öncede 2 kez aynı bölgeden fıtık ameliyatı geçirmiş bir Pekinezdi. (Kısacık bacaklarıyla, basık suratıyla sevmediğim ırklardandır. ) Basık suratı zapt-ı raptı, bacaklarının kısa olması ise anestezi öncesi anjioketle girilmesi sırasında epey zorladı. Daha önce ki operasyonlarında anesteziden uyanmada sıkıntı çektiğinden ve yaşlı olmasından dolayı kas içi preperatlar uygulanmak istenmedi fakat çaresiz kalınca mecburen yapıldı. Fıtıkşalan bölgeyi hocamız açtı, yapışmış doku parçalarını ayırdı, esnemeden dolayı büyümüş deriden küçük bir parça kesip bölgeyi cerrahi dikişlerle kapattı. Basit bir operasyondu.

Cerrahi operasyonların hep kanlı olduğunu düşünmüştüştüm. Oysa kanama çok azdı, göğsü açıyorsun, karnı açıyorsun ve bu kadar az kanama oluyor gerçekten şahane birşey...

Cerrahi eldivenin ipeksi, eli tam saran dokusunu hissetmek, nefesini tuttuktan sonra teorik olarak karşılaşacağın ihtimalleri bilmek ve onları görmek sonra teker teker işlem basamaklarını yaparken hissettiğin kendinden emin olma, özgüven duygusu.. Değişikti...Elim biraz daha pratik ve hızlı olsaydı cerrah olmayı kesinlikle düşünürdüm.

  Gemma Gustavé Ava
İyi geceler, pamukşeker tadında uykular...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder