12 Temmuz 2011 Salı

Torunuma Mektuplar-1



Sevgili torunum, uzun bir süredir kah gülerek kah ağlayarak bu blogu tutuyorum. Her gün olmasa da ayda bir birşeyler karamaya çalışıyorum. Peki neden blog tutuyorum biliyor musun? Senin için, evet senin için ve benim için, beni daha iyi tanıman anlaman için... Bu seferkinde senin için en sevdiğim takılarımın fotoğrafı var. En önde gördüğün kar modelli kolyem. Plastikten yapılmış ve
bir yüzünün üzeri acayip bir madde ile kaplanmış. Işığa tutunca gökkuşağı gibi renkler oluşuyor... Geri planda gördüğün kalpler ise küpelerim, onlar da plastikten. Şu an böyle plastikten yapılmış takılar moda. Çünkü hem hafif oluyorlar hem ucu (böylece çalınacak korkusu beslemiyorsun içinde)  hem de her yerde bulunabiliyor. . Onlarda ışığı kıracak şekilde kesilmiş. Aslında bu ikisinin elmasvari taşlardan yapılmış olmasını isterdim ama o zaman bunları alamayacağım aşikar olurdu. Daha geride gördüğün iki metal parçası ise yüzüklerim.Onları sol elime takarım, sağ elimde asla rahat edemem. Çiçek modelli olanı işaret parmağıma bazende orta parmağıma takıyorum. İnce olanın üzerinde yaprak motifi var, sanki yaprakları uç uca ekleyipte halka yapmışsın gibi. Bunu da baş parmağıma ve orta parmağıma (çiçekliyi takmaşsam) takıyorum. Bu ikisini beraber takınca havalı görünüyorlar... İşaret parmağına yüzük takmayı bazı kişiler hoş karşılamıyor, yahudiğe özenti olarak görüyorlar. Serçe parmağına yüzük takmayı uygun buluyorlar, Osmanlı padişahları ve Peygamberimizin (S.A.V) böyle yaptığını söylüyorlar. Yüzük parmağına, başın bağlanmadan (yani evlilik, nişan v.b olmadan) yüzük takarsan kısmetin kapanır diyerek tehdit ediyorlar :) Bana kalırsa nasıl hoş görünüyorsa sana, o parmağına takmalısın yüzüğü. Önemli olan senin o yüzüğü o parmağına yakıştırman ve rahat etmen..

20 küsür yaşındaki ninen çok yoruldu ve uykusu geldi. Bugünlük bu kadar toruncuğum...Neşe ile kal, emi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder