14 Eylül 2010 Salı

Kalbimizi Dinleyelim

Bu yazı galiba biraz siyasi bir yazı olacak... Bu yüzden şimdiden çok özür dilerim, blogumun amacının dışına çıktığım ve aslında hiçte bilgili olmadığım bir konuda nutuk atmak gibi bir eylemde bulunacağım için...ama tak etti benim de üç beş kelime söyleyeceğim var...

Neden insanların vicdanlarına güvenmeyi denemiyoruz? Deneyebiliyor muyuz?
Eğer biz  yöneticilerimize, askerimize, medyamıza, memurumuza, savcımıza, hakimize,(vs.) yeteri kadar empati kurma yeteneğini ve vicdanlarının sesine göre karar verme yeteneğini ve bu dünyanın Hz. Süleyman'a bile kalmadığını yeteri kadar vermiş olsaydık; bugün referandumdan bahsetmezdik. Adi olmayı değil "adil" olmayı öğrenseydik tamamen farklı bir dünyamız olurdu.Şimdi ne olacak diye kara kara düşünmezdik. Güvenirdik; kişinin siyasi görüşü, dini, imanı ne olursa olsun hakkımızın yenmeyeğine. İnanırdık; işin ucunda "maddiyat, makam mevki" bile olmuş olsa hakkımızın yenmeyeceğine... bu ülkede adalet olduğuna ve olacağına. Şimdi olduğu gibi herkese "satılmış" gözüyle bakmazdık.. Baksakta, o kişi olsa olsa Allah'a satılmıştır derdik, tam da eskilerin dediği gibi... İşte o zaman gerçekten laik ve demokrat olurduk. İşte o zaman ülkemizin adı hep yolsuzluklarla anılmaktan kurtulurdu.

"Kaçmak, milleti ‘aptallıkla’ suçlamak, ‘3 kuruşa satılanlardan’ sözetmek , durumu görememektir. Kolayı seçmektir. Kendini rahatlatmaktır. Zor olan ANLAMAKTIR…" cümlesinin içinde geçtiği bir makale dolaşıyor her yerde. Evet, kaçmayalım ama rüzgara doğru tükürmeyelim de! Biz Türkler çok sesli bir milletiz ve böyle kalmalıyız. Karşı görüşleri eritmeye-dağıtmaya değil anlamaya ve sivri uçlarını kimseye zarar vermeyecek şekilde yumuşatmaya çalışmalıyız ve birlik beraberlik içinde yaşamalıyız. 


Son olarak,  "saygı, vicdan, hoşgörü, sevgi, birlik, devlet, aile, hak-hukuk, doğru-yanlış, adalet" gibi kavramların üzerinde biraz düşünelim. Felsefe yapalım, ama kısa kesmeyelim. İnsanımızın, kalbinin sesini dinlemesine izin verelim. Kalbimize önem verelim. O zaman ne kadar kötü bir duruma düşürülmek istenirsek istenelim halkın vicdanı buna izin vermez.


Eğer biz  hala adil bir düzen kurup oturtamıyorsak, o zaman Allah'ın adaleti büyüktür. Bekleyip görmek gerekir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder