21 Mart 2010 Pazar

Havadis

Uzun bir aradan sonra yine ben geldim kürkçü dükkanım :)
Eskiden de sık sık seninle ilgilenen biri değildim ama baya boşlamışım seni, affet beni canparem :) Anladığın gibi dertleşmeye ihtiyacım var ondan burdayım :) Bi' de biraz havadis vereyim diye :)

Okul kötü gidiyor, nazar mı değdi bilmiyorum. Pamuk ipliğiyle bağlıyım dünyaya, ha koptu kopacak diye bekliyorum. İstikarı severim, garanticiyimdir, önümü görmek isterim her zaman. Ama şu an aklım o kadar karışık ve bulanık ki... burnumun ucunu bile göremiyorum.At izi it izine karışmış durumda, ne iyi ne kötü seçemiyorum :S Böyle durumlara alışık değilim.
Gerçekten anlamıyorum nedenini, bende mi bir problem var bilemiyorum ...Sık sık kendimi, kendime "Ne istiyorsun" diye sorarken buluyorum. Ne istiyorum ben? Hakkaten ben ne istiyorum?
"Ben nerde yanlış yaptım, seviyorsundur sandım..."

Moral bulmak için çabalıyorum. Sağolsun mefil ve art her hafta bi yere götürüyorlar beni :D Bu haftada sinemaya "Alis Harikalar Diyarında" ya götüreceklerdi ama hayır dedim :D Çünkü sadece seni değil derslerimi de epey boşladım, hep uyku modundayım... Haa ama ne oldu gitmedimde çalıştım mı, hayır :D Televizyon izledim, heba ettim vaktimi... Aslında mefille de çok yakın olmak istemiyorum ama art.la araları çok iyi gidiyor bu aralar ve bana değer veriyor gibime geliyor.Ama bazen mefil ağzımı arıyormuş gibime de geliyor. Bilmiyorum ona karşı suçluluk duygusu hissediyorum içimi rahatlatmak içinse elimden birşey gelmiyor çırpındıkça batıyorum. En iyisi susmak ve içinde tutmak diyorum ama pekte becerebildiğim söylenemez. Keşke benim kötü biri olduğuma inanabilse...O zaman adımı bile duymak istemez... aynı "onun" gibi... Ama ben böyle birşeye dayanamam bir de o var :( Üzüntüden hastalanırım kesin...


Bu fotoğraflar 2010 Japon yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Neojapanesque" etkinliğinden. Kardeşlerimle beraber gittiydik. Çıkışta kokteyl vardı ona da katıldık, tüm sanatçılardan imza aldık :D Ne işimize yarayacak bilmiyorum. Dediklerine göre çalınan parçalarda yanlışlar yapmışlar ama ben farketmedim.Zaten müzik kulağı denen şey ben de yoktur. Yalnız şu en solda, piano çalan bayanın arkasındaki kadın çok hoştu, elbisesi de öyleee. Ve kırmızı elbiseli kadının çaldığı "marimba" denen müzik aleti hoşuma gitti. (ayrıntılı bilgi)
Bu fotoğraflar da yine Japon yılı münasebetiyle sahnelenen " Prenses Kaguya" adlı gölge tiyatrosundan. Ben bunu tiyatro için tam 1,5 ay bekledim ve tam da oyunun sahneleneceği günler moralim o kadar bozuktu ki gitmeyeceğim, dedim. Ama sağolsun ikizim ikna etti beni beraber gittik, Art'ı da çağırdık ama o spor yaptığından yetişemedi çıkışta buluştuk bizde. Keşke o da gelebilseydi gerçekten o kadar beklediğime değecek birşeymiş. Bizim Karagözle Hacivat'a beş basar diyebilirim. Caponlar ya da Japonlar :D Adamlar yapmış abi :D(ayrınıtlı bilgi) Ayy bi de ayrıntı olarak orda "Hanımın Çiftliğinin" Hafız Efendisini gördük. Ama konuşamadık :) Ertesi haftada dizide karagözle hacivat oynatınca, ah-ü vah ettik :)

Bunlardan başka komşumuz ve onun kuzenleriyle Pıtırcık(Le Petit Nicolas) diye bir filme gitmiştik. Hoştu, eğlendim.
Mefil ve artla "Kamyon" diye bir tiyatroya gittik.Sıkıcıydı, espriler bel altıydı. Daha yaratıcı birşeyler beklemiştim.Çıkışta mefilin kalbini kırdım bi güzel, mefilden ayrıldıktan sonrada art.la yarım kalmış bir hesabı kapattık. Mefille hala konuşuyoruz, kızdaki büyüklüğe bak ya :(
Nilnil ve mel de beraber Nilüfer Tiyaro Festivaline gidelim demişlerdi ama gidemedik. Bilet kalmamıştı istediğimiz oyuna...Nedense mel. bana karşı bir tavır almış gibime geliyor, soğuk davranıyor resmen. Bu sefer benim hiç suçum yok "aramıza sınırı unutma güzel ellerin çizdi, aramıza sınırı unutma senin ellerin çizdi".
Geçen haftada bizim fakültenin düzenlediği " VESBA" vardı. Veteriner hekimliğe sektörel açıdan baktık :D Tahmininden güzeldi. Aslında buna da gitmeyecektim ama düşündüm ki okul bitince ben tek başıma kalacağım ve sektör sadece bilgiye bakmıyor biraz kaynaşsam camia ile hiçte fena olmayacak.
Ayrıca 8.ci kitap fuarı vardı ama ben ona gitmedim. Geçen senelerde giderdim, param olmadığından bir iki tane alır gelirdim.Bu sene param da vardı ama canım istemedi gitmedim. Kitaplardan iyice koptum :( Eskiden gün bir kitap bitirirdim, şimdi iki-üç haftada bir kitap bitiriyorum. Kitaplarıma, sadık dostlarıma dönüp cevapsız sorularıma orda cevap arasam galiba daha iyi bir iş yapmış olacağım.Baksanıza şu yazıya, iki cümleden biri "ama" ile devam ediyor! Yazıda aklım gibi çorba olmuş durumda  ve kitap okumadığım hemen kendini belli ediyor ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder