9 Şubat 2009 Pazartesi

Evcil Hayvan Almak İstiyorum

Geçen hafta bizim okulun hemen yanındaki hayvan hastanesine gittim.Orada gelen hastalarla, hasta sahipleriyle ilgilenip, doktorun yani veteriner hekimin yaptıklarını gözlemlemeye çalıştım.Amacım hem mesleği daha yakından tanımak hem de şu üç hafta tatilin, şu son haftasını boş geçirmemekti.

Togo, Diana, Dost, Cash, Linda, Kara Murat, Minik, Oğluşum, Pasaklı(biz koyduk), (havai)Fişek, Şirin, Rot... Bunlar muayene ve tedavilerinde benim bulunduğum hastalardan bazılarının adları.. Diana, Linda, Çıtır bunlardan çok şanslı olanları.Çünkü durumları ağır olsa bile onları çok seven ve onlara çok iyi bakan sahipleri var.Togo, Pasaklı, Cash ise maalesef onlar gibi şanslı değil.Evet sahipleri, daha doğrusu onlara bakanlar, onların hastalıkları ile ilgileniyorlar, bakımlarını yaptırıyorlar ama kendilerini buna zorunlu hissettiklerinden.

Sahibi Togo'yu, oğluna; Mia'yı kızına, çocuklarının ısrarı üzerine, hiç istemeye istemeye almış.Çocukların tüm gün okulda, babanın ise işte olmasından dolayı Togo ve Mia'nın bakımı evin annesine kalmış.Evin annesi hala hayvan beslemek istemese de, Mia'yı Togo'dan daha çok sevmiş ve onunla ilgilenmiş.Zavallı Togo'yu biraz ihmal etmiş hatta bir gün ona yemek vermeyi unutmuş...Bu olaydan bir hafta sonra ise Togo hastalanmış, iştahı kesilmiş ve halsizleşmiş.Muayenesinde immun ilişkili anemi teşhisi konuldu.(Bence Togo'nun hastalanamasında bir hafta önceki olayın etkisi çok büyük.Çünkü Togo düzenli kontrolleri yapılan bir çocukmuş ve parazit dışında bu kadar ani bir anemi gelişmesine neden olacak birşey ben bilmiyorum.Bilen insanlık namına aydınlatsın beni...)

Cash ise, sahibine doğum günü hediyesi olarak gelmiş.Sahibi ilk başlarda ilgilenmesine rağmen daha sonra Cahs'ın bakımı evin annesine kalmış.Sebep yine belli, anne evde, çocuk okulda, baba işte..Cash'ın bize getirilmesinin sebebi ise kriz geçirmesi, düşüp bayılmasıymış.Meğer kalbinde perikardiyai effüzyon (kalp zarında sıvı toplanması) varmış.Yaşlı olduğundan ameliyata dayanamayacağı düşünülüp, sadece ilaç tedavisi yapılmasına karar verildi.(Durumu baya ağır olduğundan pek fazla yaşayacağını düşünmüyorum.Ama bu durumda bile Cash'ın asıl sahibi, Cash'ın refakatçilerinin arasında değildi!)


 Bu yandaki şekerin adını bilmiyoruz onun için biz ona kısaca Gold diyoruz :)Sahibi onu bayramda bırakmış buraya ama daha sonra hiç arayıp sormamış.Gold'cuğumuz kendini garip hissetmesin diye bol bol seviyoruz :) Ama aklım almıyor, nasıl olurda bir insan bu kadar güzel bir köpeği hastane köşelerinde bırakıpta gider ve bir daha hiç arayıp sormaz. Tamam, çok önemli işleri olabilir, ailesinden birisi hasta olmuş, onunla ilgileniyor olabilir, ama neden arayıpta bir haber veremez? Onu bekleyeni hiç mi düşünmez?

...belki de krizden etkilenip, artık ona bakmama kararı aldılar? Ne yazık...
Tüm bunları anlattıktan sonra yaklaşık uzaklaşık nereye geleceğimi tahmin etmişsinizdir.Lütfen anlık istekleriniz için bakamayacağınız hayvan almayın.Evcil hayvan bakmakla, bir bebeğe bakmanın hiç bir farkı yok.Aynı bir bebek gibi o da derdini açık açık anlatamıyor.Herşey sizin anlama kaabiliyetinize, hissiyatınıza bağlı...
Çocuklarınız sizden evcil hayvan istediğinde veya ona evcil hayvan hediye edildiğinde, onunla açık açık konuşun.Bunun nasıl büyük bir sorumluluk olduğunu hissettirin ona.(Abartın da demiyorum.) Bunu yaparken aynı zamanda kendinizi de sorulayın, ilerde çocuğunuz sıkıldığında veya herhangi sebepten dolayı artık ona bakmak istemediğinde, sizin tavrınız ne olacak? Siz ona bakmaya, ilk baştaki heyecan ve şefkatle devam edebilecek misiniz? Yoksa en kolay yoldan ondan kurtulmak ya da zorunlu hissederek ona bakmak mı olacak yapacağınız?
Elinizi vicdanınıza koyup, dürüst olarak cevap verin kendinize ve sebepleri tek tek anlatın çocuğunuza.Sonra hala bakabileceğinizi düşünyorsanız, ailenizin yeni üyesine/üyelerine ad düşünmeye başlayabilirsiniz :)

7 yorum:

  1. Evet haklısın. insanlarımızın çoğu evcil hayvanlara oyuncak gözüyle bakıyor. Zamanla bıkıp hiç acımadan sokağa atanlar bile var. Allah bunların hesabını elbette soracak. hiçbir kötülük hiçkimsenin yanına kâr kalmaz. Tövbe edip hatasını telavi etmeye çalışanlar hariç.

    YanıtlaSil
  2. I know that very little Turkish, but I was happy to visit

    YanıtlaSil
  3. Selam Vişne ağacı.Çok yararlı bir konuya değinmişsin.
    Hayvanların maruz kaldığı bu tip olumsuz durumların baş mimarları, malesef ki, yine biz insanlarız.

    Hayvanların da bir canlı olduğu kabullenilmediği; alma nedeni ister özel gün, isterse çocukların ısrarı olsun, ilerde ne olacağı hesaba katılmaksızın, hediye edilen bir varlık gözüyle görüldüğü müddetçe, bu tip olumsuzluklar yaşanmaya devam edecektir... :(

    YanıtlaSil
  4. Hayvan barınaklarında sokağa terk edilmiş bir sürü cins evcil hayvanla karşılamak mümkün ne yazık ki... Bir anlık hevesle alıp bir kaç ay ya da sene "oynayıp" sokağa atanlar da az değil.. Bir hayvan alınacaksa eğer; öz evlat gibi, çocuk gibi bakılmak koşuluyla alınmalı bence..

    Ülkemizde bebekler dahi sokaklara terk edilebiliyorken evcil hayvanların terk edilmesi sanırım çok daha normal görülüyor!

    YanıtlaSil
  5. Hayvanlar para karşılığı alınmasın ve satılmasın zaten.

    İnsanlar ceplerinden para vererek aldıkları hayvanın sahibi zannettiklerinden kendilerini, gün gelip de bakamayacaklarını anladıklarında ya da caları sıkıldıklarında, ya da çok farklı nedenler ortaya çıktığında rahatlıkla sokağa atabiliyorlar. Hayvanın ruh halinin ne olacağını hiç düşünmeden.

    Gerçi, bu yaşadığımız coğrafyada insan insana nasıl davranıyor ki, biz bir de kalkıp bu adamlardan hayvanlara iyi davranmasını bekleyelim.

    YanıtlaSil
  6. Vişne ağacı, bu arada blogunu "I love your blog" ödülüne layık bulduğumu ifade etmeden geçemeyeceğim. mgurdal.blogcu adresinden, ödülünüzü alabilirsiniz efendim... ;)

    YanıtlaSil
  7. balık al balık. hem bakması da kolay olur. evcil balık al ama :]

    YanıtlaSil