11 Kasım 2007 Pazar

Sâdık bir kadın..Penelope..


Penelope'yi tanıyor musunuz?

O, mitolojinin belkide en sâdık kadın kahramanınıdır...Penelope'nin hikayesi şöyle başlıyor..

Odysseus Troya savaşına gider..Penelope çok zengin ve yakışıklı talipleri olmasına rağmen unutmaz sevgili eşini..Bekler onun dönmesini dört gözle..Ve dokuduğu bezi her gece tekrar söker..
Bitmeyen bezin dokunmasından bıkan taliplileri için kanlı bir yarışma düzenler. "Kim kocamın yayını geri gerip ok atmayı kim başarırsa ona varacam" der..
Ve bir gün Penelopenin tüm talipleri kanlar içinde yerde yatarken, Odysseus gelir..

UMARSIZ PENELOPE
Onu tanımamış değildi ocaktaki ateşin belirisiz
aydınlığında;
adamın dilenci gibi paçavralar giymesi kendini gizlemek
için değildi.
Hayır. Onun özellikleriydi bunlar:
dizkapağındaki yara izi,kuvveti,kurnaz bakışı.
Kadın korku içinde, duvara yaslanarak bir özür aradı,
zaman kazanmalıydı hemen koşup kendini ele
vermemek için.
Bu adam için mi harcamıştı yirmi yılını bekleyip düşler
kurarak?
Ak sakalı kana bulanmış bir yoksul yabancı için mi?
Ne diyeceğini bilemeden iskemleye çöktü.
Kendi ölü isteklerine bakıyormuş gibi
dikkatle baktı yerde öldürülmüş yatan taliplerine
ve ''Hoş Geldin'' dedi.
Sanki çok uzaktan geliyordu sesi,sanki bir başkasındandı bu
ses.
Köşedeki gergefinin tavana vuran gölgesi bir kafes gibiydi,
yeşil yapraklar arasında kırmızı ibirişimle işlediği
kuşlar
kül rengi ve kapkara kesildi birden bu dönüş gecesinde
son direncinin basık göğünde alçaktan uçan.

(Yannis Ritsos)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder