15 Ekim 2007 Pazartesi

Yağmurun Ardından..

Bir önceki yazımda yağmur ciseledi demiştim.O sözümün hemen arkasındaki günlerde öyle bir yağmur yağdı ki, bayram ziyaretlerinin belki de en çok konuşulan konusu oldu.
Gökyüzü adeta hüngür hüngür ağlıyordu.İçindekileri boşaltmak istiyordu.Boşaltı da, gökten resmen çamur yağdı...
Hani bize de olur, bazen.Bir şeyler söylemek isteriz söyleyemeyiz, yapmak isteriz yapamayız.İçimizi bunaltırız, karartırız.Derdini söyle, boşalt içini derler, kelimelerin iki ucunu bir araya getiremeyiz, dut yemiş bülbül misali öylece kalırız...Sonunda öyle bir an gelir ki patlarız.Ve "hay senin..." diye başlayan sözlerle muhattap olmak zorunda kalırız.Çünkü onlara göre yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış şeyi yapıyoruzdur.Bu sefer bu tepkiyi alan yağmur oldu!
Bayram namazında yağmur duasına çıkan halk birden bu kadar yağmurla karşılaşınca "Allah dualarımızı kabul etti, çok şükür." diyeceği yerde "Nerden çıktı şimdi bu, tam da bayram günü. Yağacak başka zamanı mı bulamadın?Ey yağmur bayramımızın içine ettin..." tarzı şeyler söylediler. Plansız yerleşmeden dolayı evleri su altında kalan kiracılara birazcık haklılık payı verilebilir.Fakat suç yine insan oğlundadır.Ev yapılmaması gereken yere ev yapalırsa her yağmurda evleri su basar.İtfaiyeler bir de onlar için uğraşır, boş yere harcanılmış emek, para ve en önemlisi zaman...
Doğanın dengesini bozarlarsak işte böyle zamansız, aşırı yağmurlar olur.Ve bu yağmurların faydadan çok zararı dokunur.Toprakta sele, erozyona sebep olduğu gibi, o çok kıymetli paracıklarımızda da erozyona sebep olur.Zamansız mevsim değişikliklerine maruz kalırız.
Bu arada bugün 15.000 blogcu çevre hakkında görüşlerini paylaşacaktı.Bu etkinlikten haberimin olmasını sağlayan ve konuyla ilgili görüşlerini paylaşanlardan Papatya Hanımı ziyaret etmenizi tavsiye ederim.Gerçekten çok güzel bir yazı yazmış...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder